Kaleme Dökülenler
1
“
Ne güzel Komutan!
Yanında Ak Sultan.
İşte Ulubatlı Hasan! Selâm;
Ey Asâkir-i İslâm…
— Mehmet Seydiyaroğlu
2
“
Ey Can! Evet Ramazan,
İkrâm et o zaman.
Değil mi Haktan?
Cümle can taşıyan
— Mehmet Seydiyaroğlu
3
“
Derler ya; Şehitler Ölmez! Aşkı olmayan bunu bilmez. Kör basiret! Evet görmez. Vatan bu evlât; şakaya gelmez!..
— Mehmet Seydiyaroğlu
4
“
Oruç; ilâhi emir, Kur’an’da “Sıyâm” denir, Ödülü sır, ebedde verir; Mübârek olsun Leyle-i Kâdir…
— Mehmet Seydiyaroğlu
5
“
Görme kulda kusuru, Beşerdir bu yâhu! Selâm sana sevgi dolu, Ey şefkât yolcusu…
— Mehmet Seydiyaroğlu
6
“
Tek isteği vardı: Rahatlık; erdi! Sahi Bayım, Bu mutsuzluk, neyin derdi?..
— Mehmet Seydiyaroğlu
7
“
Doğu, Batı, Güney, Kuzey, Egeli; Bu Vatan hepimizindir ebedî !..
— Mehmet Seydiyaroğlu
8
“
Sen! Ey bin yıllık Şanlı Çınar, Budandıkça kök salar. Bekliyor surda bak; Ulubatlı Hasan’lar!..
— Mehmet Seydiyaroğlu
9
“
Sımsıcak bir Temmuz, Gecesi buz! Ey “Hafîz” olan Rabbimiz; Bu son yurdumuz.
— Mehmet Seydiyaroğlu
10
“
Oğul; Güzellik tende değil, Can’da! Mecnun bu evlât; Kusur mu görür Leyla’da?
— Mehmet Seydiyaroğlu
11
“
Sen yaradılanı sevsen, Kimseyi incitmesen! Sevmese yaratmazdı; Ah bu sırrı bir bilsen…
— Mehmet Seydiyaroğlu
12
“
Elbet Hak yerini bulur, Sanma yaptığın yanına kalır! Derler ya; Zulüm ile âbâd olanın, Sonu berbâd olur!..
— Mehmet Seydiyaroğlu
13
“
Ey Can! “Gül” dedin ya; İncitme sakın hâ! Gönül bu ya; Kırılır dokunduğunda.
— Mehmet Seydiyaroğlu
14
“
Vatanım,barınağım Biricik sığınağım. Dalgalan üzerinde sen Ey Şanlı Bayrağım..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
15
“
Gam çekme ey Can! Dost mu olur vefasızdan? Katran bu; kaynat! Şeker olmaz ondan.
— Mehmet Seydiyaroğlu
16
“
İşte yeşil kubbe, Yakışmış Hüzün Gülü’ne, Bak Ömr-ü Şerifine; Yarısı hüzün, yarısı çile.
— Mehmet Seydiyaroğlu
17
“
Çehrende tebessüm, Ne kadar şefkatlisin! Bu ne merhamet; Sahi Sen kimsin?
— Mehmet Seydiyaroğlu
18
“
Merhamet, Yaradılana şefkât! Bu ne kibir, nedir bu hırs? Kovuldu bu yüzden iblis!
— Mehmet Seydiyaroğlu
19
“
Ölü gayret, Al sana irâde! Hazır bahane; Heyhât kadere!
— Mehmet Seydiyaroğlu
20
“
Dünya bu; devran! Bunca yıl geçti bir an. Dün gitti Ey Can, Bugün ! Haydi davran.
— Mehmet Seydiyaroğlu
21
“
Ey Can! Bırak gülsünler. “Kim bu gafil” desinler. Sen “Aşk” de… Mansur gibi ipe çeksinler!
— Mehmet Seydiyaroğlu
22
“
Oğul! Üzülsen de üzme, Hor görüp küçümseme, Bak Hünkâr Pîrime; Evlat! İncinsen de incitme…
— Mehmet Seydiyaroğlu
23
“
Nedir bu çehren? Küsmek için bahane arıyorsun. Etme gönlüme yük; Beynimi kemiriyorsun.
— Mehmet Seydiyaroğlu
24
“
'Huzur' dedin de Evlât ; Hak'la meşgul olursa kalp Bırakır mı onu Şefkatli Rab…
— Mehmet Seydiyaroğlu
25
“
“Çoban!” Öyle mi..! Peygamber mesleği… Beğenmedi iblis, Evet; Atan Âdem’i..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
26
“
Sen taş atan adam! Ne der acep sana atan? Gel etme,eyleme Senin de değil mi bu vatan..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
27
“
Evlât! Dünya bu; çile, dert. Yaratılana merhamet et. Misafiriz evet; Gideceğiz elbet!..
— Mehmet Seydiyaroğlu
28
“
Ey Oğul! Baktınmı sanırsın Musâ, Birde ne görürsün? Firavun’dur hâşâ!..
— Mehmet Seydiyaroğlu
29
“
Aşıktır Veysel, candır nefesi Neşet dedin de; bozkırın tezenesi, Mektebi sevgi, evet Aşk'tandır icazeti; Sen ey Seydiyarlı, hayyât terzi..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
30
“
Ey Aşkın Güzelciği Züleyha! “Yusuf’tan güzeli var” dedin ya; Sahi kimdi O?.. Söyle O’nun aşkına!
— Mehmet Seydiyaroğlu
31
“
Ey Oğul! Sen genişlikte âgâh ol. Darlık bu evlât; Yönelir zaten Hakk’a kul…
— Mehmet Seydiyaroğlu
32
“
Can Ahmet! En güzel huyu şefkât. Bürünürsen ahlâkına; Evet, ne güzel bir sünnet…
— Mehmet Seydiyaroğlu
33
“
Kur’an’da Sûre-i Nisâ. “Kadın Hak nuru.” dedi Mevlânâ. Sığınaktır, elbette anlayana… Metâ değildir asla!
— Mehmet Seydiyaroğlu
34
“
Ey Can! Irkın, rengin ne olursa olsun, Sen Peygamber Âdem’in çocuğusun.
— Mehmet Seydiyaroğlu
35
“
Duan kabul ola, Gönlün nur ile dola, Bugün Kandil ya; Haydi mübârek ola!
— Mehmet Seydiyaroğlu
36
“
Derler ya; “Nuh” der de “Peygamber” demez. Bin kere gülüver, Bir tebessüm etmez.
— Mehmet Seydiyaroğlu
37
“
Gül dedi ki bülbüle; “Bak şu gülen gençlere!” Bülbül dedi şol güle; “Ne mutlu gülen çehreye.”
— Mehmet Seydiyaroğlu
38
“
23 Nisan; Tüm çocuklara selâm ! İncitmeyin inci tanelerini, Kırılmasınlar aman..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
39
“
Hak’tır rızkı veren, Çalışmaktır kula düşen, Değilmiyiz Ben-î Âdem? Kimi işçi; kimi işveren…
— Mehmet Seydiyaroğlu
40
“
Eğer gönlümde isen, Fizan’a bile gitsen, Ben, ben değil; Sen Sen değişmez isen…
— Mehmet Seydiyaroğlu
41
“
Evlât; Hırslıya gönül ırmağından tevâzu suyu serp ki; O zavallı, hem kendini hem seni yakmasın…
— Mehmet Seydiyaroğlu
42
“
Seydiyârim sana geldi, Gönül dergâhına girdi, “Marifet bir güldür” dedi, Şeyhim Ali Semerkandî.
— Mehmet Seydiyaroğlu
43
“
Taş gibi olursa kalp, Kâr etmez ona nasihat. Ey Hannân olan Rab; Kul ki sen’in en güzel eserin…
— Mehmet Seydiyaroğlu
44
“
Mehmetçik’tir Muhammed’in mânâsı, Korkutur düşmanı “Allah Allah” sedâsı, Kurban oldu bunca ana kuzusu, Vatan aşkı imândandır! değil mi..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
45
“
Ey Can ; Derman olur dert, Aşk ağlatır elbet. Hele bir sabret..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
46
“
Çile Peygamberi Ashâb-ı Güzin, Yolumuz çile, hüzündür bizim. Hacı Bektaş, Âşık Yunus hepimizin, Evet; Yolumuz sevgi, Şefkattir bizim.
— Mehmet Seydiyaroğlu
47
“
Yanlışta ısrar niye? Ne bu hırs, kinin kime? Dön Hakk’a gel etme! Sahi inadın kime..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
48
“
Yakışır mı hiç ikiyüzlülük, Hakk’ın güzel kuluna? Bak ne diyor Aşk Eri Mevlâna: 'Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.' Ne olur Allah aşkına…
— Mehmet Seydiyaroğlu
49
“
At iftirayı, İzi kalsın öyle mi? Bilmem ki ne der; Allah ve Peygamberi!..
— Mehmet Seydiyaroğlu
50
“
Ezelde bir, ebede gideriz! Oğuz, Selahaddîn, Can Hüseyin’leriz!.. Vatanı bir, bayrağı tek; Evet! Biz asil bir milletiz…
— Mehmet Seydiyaroğlu
51
“
Vatanım! Biricik barınağım. Ne hâle düştü, Vatanını kaybedenler; Aman Allah’ım!..
— Mehmet Seydiyaroğlu
52
“
Medet yâ; Barak Baba, Sarı Saltuk, Pîr Ahmed Yesevî. “İncinsende incitme” buyuran; Hünkârım Hacı Bektâş-ı Velî.
— Mehmet Seydiyaroğlu
53
“
“İnne Meâl Usri Yusrâ” Buyurdu Hakk..! Akrep daraldımı ne yapar evlat..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
54
“
-Bırak şunu yaramaz bi insan! Gördün mü? -Duydum be adam! İftira,gıybet haram. -Anlamadım? Bekle, anlatır sana Hak o zaman!
— Mehmet Seydiyaroğlu
55
“
Ey Dost ! Düşmanımın dil kırbacı değil, Dostumun gül kırbacı; Gönlümde derin izler bırakır…
— Mehmet Seydiyaroğlu
56
“
Dört başı mamur, Hele bi dur..! Dünya bu Beyim; Cennet yurdumudur..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
57
“
Oruç, Evet Siyam. Bugün bayram..! Şükür Ey Rahmân, Ya Zel-Celâl-i Vel-İkrâm…
— Mehmet Seydiyaroğlu
58
“
Babamız bir; Peygamber Âdem. Heyhât! Türk, Kürt, Arap, Acem…
— Mehmet Seydiyaroğlu
59
“
Bugün Cuma! Hastalara şifâ, borçlulara edâ, Gönüller sevgiyle dola! Haydi mübârek ola…
— Mehmet Seydiyaroğlu
60
“
Duymadın mı sen Yunus’u, Hem Tapduk Emre’mi? Gül Köprücüm Nur Mahsenlim, Ali Semerkandî’mi…
— Mehmet Seydiyaroğlu
61
“
Ey Sevgili! Yaptın yapacağını yine. Sahi ne idi o öyle?..
— Mehmet Seydiyaroğlu
62
“
Kişi özünü bile, Benlikten birliğe, İncinir; deme ‘bile’! Can bağındaki Gül’e…
— Mehmet Seydiyaroğlu
63
“
Görme kulda kusuru, Beşerdir bu yâhû! Selâm sana sevgi dolu, Ey şefkât yolcusu…
— Mehmet Seydiyaroğlu
64
“
Bugün Cuma! Gönlünde güller açıla, Yolun Hakka vara, Haydi mübârek ola!..
— Mehmet Seydiyaroğlu
65
“
Memleket, evet ! İnsan canı gibi sevmeli. Devlet mi? canından da çok sevmeli. Düşün hele; Ebû Cehil’de Mekkeli..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
66
“
Makamın değil, Ahlâkın! Suretin değil, Sîretin güzel olsun. Öyle güzel, öyle güzel kul ol ki, Dost sana sorsun; “Söyle ne istiyorsun?..”
— Mehmet Seydiyaroğlu
67
“
İsmail’sen, Azrail’den korkun niye? Selâm olsun; Hak yolunda kurban olan bunca Şehit ve Gazilere!..
— Mehmet Seydiyaroğlu
68
“
-O kim ki dedi, Hem O ne bilir? O mu dedim; Hiç… “Aşk” der, “Ben” demez! Hem başka şeyde bilmez…
— Mehmet Seydiyaroğlu
69
“
Kargalar gülüyormuş! Yedikleri leştir Seydiyârim. Hileli Post’tan değil; İcâzetin Aşk’tandır Seydiyârim!..
— Mehmet Seydiyaroğlu
70
“
Mevlâna’yım Hâmuşum Şems’ime! Gül kırbaç olur! Atılır mı hiç; ‘Aşk’ diyen Gönül Erine?..
— Mehmet Seydiyaroğlu
71
“
Kutlu şehir Konya’da, Belh’li Celâleddîn Hoca… Görmeseydi Şems’imi; Olur muydu Mevlâna..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
72
“
Ey Evlât! Eğer nefsinin esiri değilsen; Sana edep öğretenlerden değil, Edepsiz sefillerden kaç!
— Mehmet Seydiyaroğlu
73
“
Allah’ımızın Settar ve Gaffar olduğunu bilipte, Başkasının kusuruyla uğraşan, Kendi ayıp ve kusurunu görmeyenden daha şefkatsiz ve basiretsiz kim olabilir?..
— Mehmet Seydiyaroğlu
74
“
Tebliğ; Evet, Hakk’ın emri. Bırak düzeltmeyi! İncittin, düzelmişleri…
— Mehmet Seydiyaroğlu
75
“
Çok bilmiş ya güyâ! Ne demeli acep buna? Hak adına yol kesen, Bak şu zavallıya…
— Mehmet Seydiyaroğlu
76
“
Bunca nasihat yola getirmedi seni. Bir musibete bel bağladın öyle mi?..
— Mehmet Seydiyaroğlu
77
“
Sen, Ey Taassup! Ne bu körlük, Nedir bu ‘ben’ ? Bak; iblis çatladı gülmekten…
— Mehmet Seydiyaroğlu
78
“
Cahili, cesareti; Âlimi, kibri perişan eder!..
— Mehmet Seydiyaroğlu
79
“
Gül secdede, Sırtındadır Gülcük. Uzatır secdeyi, Şefkât Peygamberi…
— Mehmet Seydiyaroğlu
80
“
Ey Can..! Kusurcudur iblis. Biz Âdem’in çocuklarıyız! Elestüde, ebedde biriz. Evet şefkatlidir bizim Rabbimiz…
— Mehmet Seydiyaroğlu
81
“
DEĞİL Mİ?
— Mehmet Seydiyaroğlu
82
“
DOSTU BİLENLERDEN SAYDILAR BENİ
— Mehmet Seydiyaroğlu
83
“
GELİN DOSTLAR ÇAY İÇELİM
— Mehmet Seydiyaroğlu
84
“
ALLAH-ALLAH DESEM
— Mehmet Seydiyaroğlu
85
“
Çile! Bir ömür boyu. Şefkât en güzel huyu. Sevgili! Sen, ey hüzün Gülü…”
— Mehmet Seydiyaroğlu
86
“
Ey Dost; Aldırma yan çizene, Vefasızdan güle ne? Gül aşktır bilene. Gülsün, gül işte…
— Mehmet Seydiyaroğlu
87
“
Kaskatı kalp, Al sana bilge! Hani merhamet? Bin parça çehre…”
— Mehmet Seydiyaroğlu
88
“
Yalan dünyayı dolandı, Ey Şefkât yolcusu! İncitiyor Müseyleme; Bu ne gaflet uykusu!..
— Mehmet Seydiyaroğlu
89
“
Etme Ey Can; Önyargı, sûizan, Değil ki Haktan…
— Mehmet Seydiyaroğlu
90
“
Evet; 'Vatanı bir; Bayrağı tek! Birlikten kuvvet doğar elbet. Zafer yakındır evlat, ha gayret..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
91
“
“Oğul; Kadın bu! Cennet kokulu O ! İncitme evlât; İncitir seni Hak!..”
— Mehmet Seydiyaroğlu
92
“
Marifet gül olabilmek, Gülü gülde görmek. Aşk mı dedin ey Can? Gülü dikeniyle sevmek…
— Mehmet Seydiyaroğlu
93
“
“Çok bilmiş ya güyâ, Ah seni İblis! Marangoz Zekeriya, Evet! Terzi İdris…”
— Mehmet Seydiyaroğlu
94
“
Ey Can! Nedir bu “Sen-Ben” davası? Değil mi Peygamber Âdem, Hepimizin Babası?..
— Mehmet Seydiyaroğlu
95
“
Vefâsızdan Gül’e ne; Bırak gitsin üzülme ! Bülbül Gül’e, kuzgun leşe…
— Mehmet Seydiyaroğlu
96
“
Bahtın açık ola, Çehrende güller açıla, Bugün Cumâ ! Haydi mübârek ola…
— Mehmet Seydiyaroğlu
97
“
Cennet kokulu Annem, Evet, goncası ben. Sakın ha evlât; “ Öf ” bile deme sen!..
— Mehmet Seydiyaroğlu
98
“
Ben Elif dedim, Sen sırıtıp güldün! İblis ne idi dün? Gördün işte bugün!..
— Mehmet Seydiyaroğlu
99
“
Benlik yılanı, Bir kaldırdımı başı; Tanır mı Evlât, gardaş gardaşı!..
— Mehmet Seydiyaroğlu
100
“
Oğul; ne demişti Peygamber Tâif halkına hatırla! Hadi evlât, sen münkirlere aldırma…
— Mehmet Seydiyaroğlu
101
“
Semir! Kul hakkı kemir. 'Emeğe saygı' dedin de, Sahi Beyim; bu nedir..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
102
“
Dünya bu: çile ! Misafirsin üzülme. Bir tebessüm etsen de; Güller açsa çehrende.
— Mehmet Seydiyaroğlu
103
“
Hırka ile taç ! Beyim pahası kaç ? 'Aşk' dedi Mansur; İşte gâye ve amaç.
— Mehmet Seydiyaroğlu
104
“
‘Aşk’ dedi Âşık ! Bir tebessüm etti, Kaldırdı başını; ‘Yokluk’ dedi ve gitti…
— Mehmet Seydiyaroğlu
105
“
Gönül bu evlat, İncinir deme 'bile' Saldırsın Ebrehe; Dostun evi Kâbe'ye…
— Mehmet Seydiyaroğlu
106
“
Dünya bu hüzün! Sınanmayan var mı iki gözüm? Sen üzülme; ebed bizim!
— Mehmet Seydiyaroğlu
107
“
Nedir bu taassup, 'Sen – Ben' niye? Ne bu kin? Sahi kime? Sen! Ey kör basiret; Taş çıkarttın iblise!..
— Mehmet Seydiyaroğlu
108
“
Dünya bu! Çile. Kim demiş; 'Rahatlık burda' diye? Yaşıyoruz Beyim Bazen hüzün, bazen neşe…
— Mehmet Seydiyaroğlu
109
“
Kudüs'te Selâhaddîn, Malazgirt'te Alparslan! Budur işte Atan. Yürü Ey Genç Adam!
— Mehmet Seydiyaroğlu
110
“
Hızır Ata yoldaşın, Dertlerin şifa bula! Bugün Cuma'ya; Haydi mübârek ola.
— Mehmet Seydiyaroğlu
111
“
Derler ya; 'Bir eli yağda, bi eli balda.' Bilmem ki Beyim, Nedir bu tafra..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
112
“
Bozuksa maya; Neylesin süt? Kemik at evlât, Hırlamasın it!
— Mehmet Seydiyaroğlu
113
“
'Ben' dedi 'Ben' Evet kibrinden. Acep ne ister iblis; Peygamber Adem'den..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
114
“
Hey gidi kemâlât, Acep nerde liyâkât? Bilgin dedin de; Buyrun sihirli kağıt..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
115
“
Ey Can! 'Gül' dedin de, 'Gül' çile. Neler etmediler ki, Hüzün Gülüne.
— Mehmet Seydiyaroğlu
116
“
Peygamber Âdem'in çocuğu! Cennet goncası, gülü. Dün olduğu gibi, Bugün Anneler Günü.
— Mehmet Seydiyaroğlu
117
“
Gül dedi ki güle; Kusur mu diken güle? Dedi gül güle; Gülden köre ne?
— Mehmet Seydiyaroğlu
118
“
Evlat; Hangi peygamber çekmedi çile ? Büyük dağların başı dumanlı olur neticede…
— Mehmet Seydiyaroğlu
119
“
Yol ki; çile! Döşenmiş diken ile. Diyeceksen “niçin”-“niye?” Etme! Kal kaldığın yerde.
— Mehmet Seydiyaroğlu
120
“
Bin parça surat! Nedir bu çehre? Hey gidi şefkât. Merhamet nerde?
— Mehmet Seydiyaroğlu
121
“
Ey Can! Aşk dedin de; Sahi kim dedi Ette kemikte?
— Mehmet Seydiyaroğlu
122
“
Nedir bu madde ? Zonk – zonk beyin ! Hey gidi Mânâ; Gittin ne deyim…
— Mehmet Seydiyaroğlu
123
“
Dervişlik dedin de; Yâ hû güldürme… Neler çekti Hüzün Gülü Sahi Taif'te !
— Mehmet Seydiyaroğlu
124
“
Dervişlik; Kim demiş hırka ile ? Bin taş inse tepene, Gül atmaktır münkire !..
— Mehmet Seydiyaroğlu
125
“
Mazlumlar ah çeker, Sen gittin gideli. Gökte Tekbir sesleri; Gidenler geliyor geri…
— Mehmet Seydiyaroğlu
126
“
Kızıl Elma; İleri ! Oğuz Ata'dan beri. Bu Asil Milleti; Yıkacaksın öyle mi ?..
— Mehmet Seydiyaroğlu
127
“
Arkandan konuşup, yüzüne gülene, Sinsi, ketum birine; Evlât! Asla güvenme…
— Mehmet Seydiyaroğlu
128
“
Evet güven ! Beyim güvenmek gerek. Sen ey vefâsız ; Söyle sana ne gerek..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
129
“
İşte Kurban ! Yakınlıktır Takvaân. Bugün Bayram ! Mübârek olsun Ey Can.
— Mehmet Seydiyaroğlu
130
“
Yol Ehlibeyt'in yolu, Gül Seydiyar'ın gülü, Ankara'da Hacı Bayram; Pîrim Hacı Bektâş-ı Velî…
— Mehmet Seydiyaroğlu
131
“
Sen! Ey Ebrehe! Ne oldu yine? Bekle!.. Diz çöktüremezsin, bu Asil Millete…
— Mehmet Seydiyaroğlu
132
“
Ey Can! Yoldaşlık edeceksen Gül ile; Bak zenci güzeli ; Bilâl-i Habeş'e !
— Mehmet Seydiyaroğlu
133
“
Can bu yâ hû; Gel incitme onu, Her Can taşıyan; Değil mi Hakkın kulu..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
134
“
Evlât; İblis beğenmedi, Peygamber Âdem'i, Tevâzu Âdem'in; Kibir, İblisin eseri!..
— Mehmet Seydiyaroğlu
135
“
Kimseye eyvallah etmezsin! Doğru. Sahi düşündün mü hiç, bu kimin huyu..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
136
“
Tebliğ ! Anlattı güya, Ah seni benlik; Nedir bu riya..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
137
“
Bir Temmuz ayı, Ay ki, tam yarı ! Yıkamadılar bin yıllık Şanlı Çınarı !..
— Mehmet Seydiyaroğlu
138
“
Biricik inci tanesi, Cennet çiçeği bebeğim. Kurusun seni kıran eller; Ah! Ben ne diyeyim…
— Mehmet Seydiyaroğlu
139
“
Ya Hannân ! Ey kuluna acıyan, Bırakma bizi bir an; Bugün Bayram ! Kutlu olsun Ey Can.
— Mehmet Seydiyaroğlu
140
“
Aman ha Evlât, 'Bişey olmaz' deme ! Düşün hele; Bin dert, bir ihmâlin içinde.
— Mehmet Seydiyaroğlu
141
“
Gül bu, kırma ! Bir gülüşü var ki sorma. Öyle ya, ne bilsin kıymetini karga !
— Mehmet Seydiyaroğlu
142
“
Çilem dedi çilem ! Ey Dost; Selamdır bana senden gelen…
— Mehmet Seydiyaroğlu
143
“
'Bin yıl yaşasın' dersen yılana; Dön zulmü kendinde ara !..
— Mehmet Seydiyaroğlu
144
“
Bir insanı kırdığında rahat uyuyorsan eğer; vicdanını hesaba çekmelisin…
— Mehmet Seydiyaroğlu
145
“
Nemmâm; Evet laf taşıyan ! Aman hâ Ey Can, Getiren götürür inan !..
— Mehmet Seydiyaroğlu
146
“
'Kul Hakkı' dedin de; Semirdin işte ! Acep ne diyeceksin o gün geldiğinde ?..
— Mehmet Seydiyaroğlu
147
“
Derler ya; 'İyi niyet taşıyla, Döşeli cehennem yolu.' Bayım amel niyete göre buyruldu!..
— Mehmet Seydiyaroğlu
148
“
Bir kez dokundu diye ! Nedir bu feryat? Bir kere de şükret; Ne olur be evlat…
— Mehmet Seydiyaroğlu
149
“
Ey Can ! Aldırma yan çizene, Kargadan güle ne ? Bülbül güle; Evet, Karga leşe!..
— Mehmet Seydiyaroğlu
150
“
'Gül' dedin de, Gönlün hep leşte ! Ey vefâsız; Yan çizdin işte…
— Mehmet Seydiyaroğlu
151
“
Anadolu’nun sesi, ‘Gönül Dağı’ bestesi, Neşet dedin de Beyim; Evet Bozkırın Tezenesi…
— Mehmet Seydiyaroğlu
152
“
Hicret; Çile – dert ! Selâm sana; Hüzün Gülü Can Ahmet…
— Mehmet Seydiyaroğlu
153
“
Seydiyaroğlu'yum; Yâ Hû Edep ! Erenler Şâhı Ali'dir elbet, Cem olmuş yârenler; ne güzel Ümmet, Adı güzel, kendi güzel Muhammed…
— Mehmet Seydiyaroğlu
154
“
Aşk bu; Çile ! Bin münkir taşı inecek tepene. 'Aşk dedi de Mansur; Çekildi ipe !..
— Mehmet Seydiyaroğlu
155
“
Ah Mekke ! İlk şehitse Sümeyye Selam olsun tüm Ashab-ı Güzîne…
— Mehmet Seydiyaroğlu
156
“
Çobandı O ! Peygamber Mûsa. Firavun bu ya; Beğenmedi asla !..
— Mehmet Seydiyaroğlu
157
“
'Çilem' dedi Âşık ! Bir iç çekti; 'Sonsuzluk' dedi ve gitti…
— Mehmet Seydiyaroğlu
158
“
İçi boş hırka; Arz-ı endam ! Nedir bu Beyim, Ne bu ihtişam!
— Mehmet Seydiyaroğlu
159
“
Ey Can ! Firavun bu ya; Alışmış hep kazanmaya ! Zarar mı; Asla !..
— Mehmet Seydiyaroğlu
160
“
Evlât! Anlatma, dert çekmeyene derdini; Avutursun boşu boşuna kendini…
— Mehmet Seydiyaroğlu
161
“
Gül gülü bula, Gönlünde güller açıla, Bugün Cum'a ya; Haydi mübârek ola…
— Mehmet Seydiyaroğlu
162
“
Benlik bu ya; Nedir bu riya, Az mı mürekkep yaladı güyâ !..
— Mehmet Seydiyaroğlu
163
“
Evet insan; Hakkın eseri, Bu benlik neyin nesi ? Bitirmedi mi Beyim kibir iblisi..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
164
“
Ey Dost ; Dünya sahnesi bu ! İnsan iradesi ile üstlenir Kendi rolünü…
— Mehmet Seydiyaroğlu
165
“
Sen Vefalı Sevgili, Duruşu Güzel, Hani gelmiştin ya gelişigüzel; Bu nasıl bir incelik Gülüşü Güzel…
— Mehmet Seydiyaroğlu
166
“
Ey Can, gel etme ! Bir tebessüm etsen de, Güller açsa çehrende…
— Mehmet Seydiyaroğlu
167
“
Şikayet mi ? Kimi kime ?.. Ey Can; İnsanız neticede…
— Mehmet Seydiyaroğlu
168
“
'Çilem' dedi Âşık ! Bir iç çekti; 'Sonsuzluk' dedi ve gitti…"
— Mehmet Seydiyaroğlu
169
“
Ne yaparsan yap; Kusur bulurlar evlât ! Aldırma bırak, Sen işine bak…
— Mehmet Seydiyaroğlu
170
“
Kerâmet; Evet, Hak ! Aman ha evlât, Sen istikâmete bak !..
— Mehmet Seydiyaroğlu
171
“
Mârifet; Kalp kırmamak ! Evet Evlât gerisi teferruat…
— Mehmet Seydiyaroğlu
172
“
Üzülme Evlât ! Ne yaparsan yap; Anlamaz ahmak !..
— Mehmet Seydiyaroğlu
173
“
Kuvvet ve Şefkât sahibi Hak ! Gözyaşlarına dayanabilir mi evlât ?..
— Mehmet Seydiyaroğlu
174
“
Dünya bu; Geldik bir kere. Gecesi hüzün, Gündüzü çile, Alıştık be Usta; Alıştık neticede..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
175
“
Evlât Dünya bu ya; Kimi yokluğa, kimi sonsuzluğa…
— Mehmet Seydiyaroğlu
176
“
Ey Can, bırak feryadı ! Aşk; ateştir, pişirsin çiğ yanını…
— Mehmet Seydiyaroğlu
177
“
Ey Can ! Bırak üzülme. Haklı isen zaten Hak seninle…
— Mehmet Seydiyaroğlu
178
“
Ey Evlat ! Rahatlık, gevşekliğe; Darlık, hedefe götürür insanı…
— Mehmet Seydiyaroğlu
179
“
Bilmem ki acep niye ? 'Aşk' dedi de; Çektiler Mansur'u ipe !..
— Mehmet Seydiyaroğlu
180
“
Ey Can ! Firavun'un azgınlığı, darlıktan değil; Rahatlıktandı !..
— Mehmet Seydiyaroğlu
181
“
Olmaz da ne demek ! Sabret Oğul; Bil ki; sabırla alınır yol…
— Mehmet Seydiyaroğlu
182
“
Ey Oğul ! Sabredilen değil; Sabredenlerden ol…
— Mehmet Seydiyaroğlu
183
“
Yönel Allah'a, Seni gâfil sansınlar. Dışın halk ile olsun; Bırak sırıtsınlar…
— Mehmet Seydiyaroğlu
184
“
Yâ Dost ! Gel incitme. Tende ayrı düşsek te; Özümüz bir, ezelde…
— Mehmet Seydiyaroğlu
185
“
'Yobaz' dedin de; Bilmem ki kastın ne ? Bak Hünkâr Pîrime; İncinsen de incitme…
— Mehmet Seydiyaroğlu
186
“
Hani Harun ? Ne bu Kârun ! Evet Bayım; Durum mâlum…
— Mehmet Seydiyaroğlu
187
“
Öyle ya; Soluk soluğa, Her saniye koşuyoruz, O'ndan geldik O'na…
— Mehmet Seydiyaroğlu
188
“
Bu çığlık niye ? 'Aşk' dedin işte ! 'Aşk' dedi diye; Çektiler Mansur'u ipe !..
— Mehmet Seydiyaroğlu
189
“
'Çilem' dedi 'Çilem !' İrkildi birden ! Hey kendine gel; Ne bilsin çekmeyen ..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
190
“
'Rahatlık' Dökülür ağızlardan hep ! Asrın rahatsızlığı, Bilmem ki nedir acep ..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
191
“
Dert bu Beyim, Söyletiyor işte ! Susmak istesekte istemesekte…
— Mehmet Seydiyaroğlu
192
“
Çile; Aşktır bilene ! Üzülme; Gülsün, Gül dedim işte…
— Mehmet Seydiyaroğlu
193
“
Ne şirin bir kulsun, Gönlün neşeyle dolsun, Hızır Ata sırdaşın, Cum'ân bayram olsun…
— Mehmet Seydiyaroğlu
194
“
Ey Dost ! İncittiler hep sevdiklerimiz. Can evinden yedik zıpkını biz…
— Mehmet Seydiyaroğlu
195
“
Can bağında Gül'sün, Ne güzel bir Kul'sun. Ey Şefkatli Yâr; Sana selâm olsun…
— Mehmet Seydiyaroğlu
196
“
Derler ya; 'Peygamber ve Gençlik !' Uhud'da Musab, Hudutta Mehmetçik ! Selâm sana Ey Gençlik…
— Mehmet Seydiyaroğlu
197
“
Ey Benlik; Nedir bu hınç ! Birlikten doğarmış güç. Böyle gelmiş, böyle gider mi hiç ?..
— Mehmet Seydiyaroğlu
198
“
ADI GÜZEL MUHAMMED (S.A.V)
— Mehmet Seydiyaroğlu
199
“
Ey Can Güneş güneştir de ! Evet asıl mesele ; Güneşleşmekte…
— Mehmet Seydiyaroğlu
200
“
Geldik ezelden, Misafiriz hem ! Bu 'sen – ben' Sâhi neden ?..
— Mehmet Seydiyaroğlu
201
“
Oğul ! Yol, yoldaş ile alınır. Dost, düştün mü tanınır !..
— Mehmet Seydiyaroğlu
202
“
Baş eğmişim Şâhı Merdan Ali'ye, Dertliyim döktüm sazın teline, Erenler ceminde hû diye diye, Cami benim cemde benim kime ne..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
203
“
'Kızıl Elma' dedik ! Baş verip, boyun eğmedik. Dönmek mi; Asla düşünmedik..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
204
“
Can Ahmed'in Dalı, On İki Cennet Gülü, Yol O'nun Yolu; Medet Yâ Esedullah Ali…
— Mehmet Seydiyaroğlu
205
“
Can Muhammed'in dalı, Zehra'nın Goncası Gülü, Hasan ile Hüseyini, Medet Şâhı Merdân Ali !..
— Mehmet Seydiyaroğlu
206
“
Yolunu yol eyledik, 'Medet Şâh-ı Merdan !' dedik, Acep kime ne eyledik ? İncindik ama incitmedik…
— Mehmet Seydiyaroğlu
207
“
Hû Deliler ! 'Kızıl Elma' dediler, Ezelden kalkıp, Ebede yürüdüler…
— Mehmet Seydiyaroğlu
208
“
Açtılar aramızı hep azar azar ! Özümüz bir; ten ayrı olsa ne yazar…
— Mehmet Seydiyaroğlu
209
“
Ey Can ! 'Sen – Ben' nedir ? İlk kusur icâd eden, iblis değilmidir ?..
— Mehmet Seydiyaroğlu
210
“
Ne idin, ne oldun; sakın unutma ! Kalırsın sonra kış ortasında…
— Mehmet Seydiyaroğlu
211
“
Bir tok; dokuz aç ! Bayım buyur bol keseden saç…
— Mehmet Seydiyaroğlu
212
“
Boş şeylerle dolar beyin ! Başı boş bırakma beyim…
— Mehmet Seydiyaroğlu
213
“
Ey Sevgili ! Yoklukta olur mu hiç 'ben' ? Ne yana dönsem; 'Sensin, Sen'…
— Mehmet Seydiyaroğlu
214
“
Vedalar; ayrılık eylemi ! Sevgili; Biz ayrılmadık ki ezelden beri…
— Mehmet Seydiyaroğlu
215
“
Bunca rahmet, onca nimet ! Bayım; nedir bu cinnet ?..
— Mehmet Seydiyaroğlu
216
“
Ey Can! İncitirsin deme 'Niçin-Niye, Bülbülün figânı gonca güle…
— Mehmet Seydiyaroğlu
217
“
Hû… Şehit Bu ! Oğul, Hayy'dır O; Hamza Uhud'da, Mehmedim Hudutta !..
— Mehmet Seydiyaroğlu
218
“
Nerde şefkât ? O bidat, bu bidat ! Heyhât; Bu ne surat ?..
— Mehmet Seydiyaroğlu
219
“
O Cehennemlik, bu Cehennemlik ! Bir sen kaldın; buyur Cennetlik…
— Mehmet Seydiyaroğlu
220
“
Ona kâfir, buna kâfir ! Sâhi sende bu kâfir hastalığı nedir ?..
— Mehmet Seydiyaroğlu
221
“
Kuş tüyü yatak, Yorgansa kat kat ! Buyrun sanat; Bayım edebiyat…
— Mehmet Seydiyaroğlu
222
“
Ey Can; Gel etme, imtihan işte ! Bir gülüversen de, Güller açsa gönlünde…
— Mehmet Seydiyaroğlu
223
“
Sâhi, bu 'Sen – Ben' neyin nesi ? Alevi – Sünni; Değil mi Peygamber Âdem'in nesli ?..
— Mehmet Seydiyaroğlu
224
“
Bayım ! Yokluktur bizim yolumuz, Biz Aşk'ı çilede bulmuşuz…
— Mehmet Seydiyaroğlu
225
“
Ey Can ! Ev sahibi gibi davranma, Bin yıl yaşasan da; Misafirsin dünyada…
— Mehmet Seydiyaroğlu
226
“
Pîr, Pîrân; On İki İmâm ! Özümüz bir Ey Can. Kimi Yunus, kimi Pir Sultan; Medet yâ Şâh-ı Merdan !..
— Mehmet Seydiyaroğlu
227
“
Usta be ! Dünya oyun sahnesi, Oynuyoruz neticede; Evet, kısacık kesitte…
— Mehmet Seydiyaroğlu
228
“
Bal küpü oda, Bol kese fetva ! Babadan Oğula; Buyrun moda…
— Mehmet Seydiyaroğlu
229
“
Usta be; Hasretiz bir tebessüme. Katlandık bir gül için, Bunca dikene..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
230
“
Beyninden bağlı, Âzatsız köle. Dipsiz karanlık; 'Bir Kere'nin içinde..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
231
“
Üzülme bırak; Kör bâsiret, inat ! Gören göz değil, gönüldür evlât…
— Mehmet Seydiyaroğlu
232
“
'Kimsin ?' dedi, 'Hiç…' dedim ! Birden İblis; 'Ben' dedi 'Ben', 'Babama eyvallah etmem !..'
— Mehmet Seydiyaroğlu
233
“
Kin yüklü beyin ! Çürümüş irin. Etme Beyim; Çocuğuyuz Âdem'in..
— Mehmet Seydiyaroğlu
234
“
Oğul Biz, Peygamber Âdem'in neslindeniz ! Toprağa Ana; Devlete Baba deriz…
— Mehmet Seydiyaroğlu
235
“
Nedir bu mızıkçılık ? Ömür dediğin, kısacık ! Dünya oyun sahnesi, Düşünürsek azıcık…
— Mehmet Seydiyaroğlu
236
“
'Bir varmış, bir yokmuş…' 'Ömür' demiş 'Ömür !..' biri diğerine, İşte kısacık hikaye…
— Mehmet Seydiyaroğlu
237
“
Ey Dost ! 'Ömür' dedin de; Akıp gidiyor işte, İstesek te, istemesekte…
— Mehmet Seydiyaroğlu
238
“
Çatlıyor hırsından, Diken gibi saçları ! Şefkatten nasipsiz, Çatılmış kaşları…
— Mehmet Seydiyaroğlu
239
“
Çatıldı kaşları, Kin dolu bakışları ! Bırak dili, meşrebi, Beyim biraz hoşgörü..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
240
“
Karakter meselesi Evlât ! Aldırma bırak, Sen işine bak…
— Mehmet Seydiyaroğlu
241
“
Kin, nefret, Benlik yılanı gayret ! Nerdesin sevgi, Sen ey şefkât ?..
— Mehmet Seydiyaroğlu
242
“
Kim demiş 'Aşk akıl işidir' diye ? Delilik işte ! 'Aşk' dedi diye, Çekildi Mansur ipe…
— Mehmet Seydiyaroğlu
243
“
Yönel Allah'a, Dertlerin şifâ bula, Rabbimiz şefkâtli ya; Kıyar mı hiç kuluna ?..
— Mehmet Seydiyaroğlu
244
“
Ey Can ! Aşk'ın yoktur benzeri, eşi ! Varlıkla sınanır; yoklukta bulur kişi…
— Mehmet Seydiyaroğlu
245
“
Evet; Terziler piri; Peygamber İdris. Beğenmedi Âdem'i, Çatladı İblis…
— Mehmet Seydiyaroğlu
246
“
İnsanız işte, Üzülsek te; İncitmesek keşke !..
— Mehmet Seydiyaroğlu
247
“
'Aşk'mı dedin ? Taşı sırtında çarmıhını Beyim ! Taif'te taşlanmadı mı Can Ahmedim…
— Mehmet Seydiyaroğlu
248
“
Cim'dir Cemâli, duruşu güzel. Ezelden gelir, gelişi güzel. Gül kokulu Sevgili, gülüşü güzel !..
— Mehmet Seydiyaroğlu
249
“
Okurum Elif, Mim. Yokluktur İcâzetim ! 'Aşk nedir' mi dedin ? Çile, çiledir Beyim !..
— Mehmet Seydiyaroğlu
250
“
Tuzu kuru, Kârunla yarışır ! Heyhât; ne kokar ne bulaşır…
— Mehmet Seydiyaroğlu
251
“
Yetmiş İki Millet, Her biri ayrı Ümmet ! Yaratılana Şefkât, En güzel sünnet…
— Mehmet Seydiyaroğlu
252
“
Yusuf'a Züleyha; Mecnuna Leyla ! 'Sevgili' dedin ya; Nefestir bana…
— Mehmet Seydiyaroğlu
253
“
Gül güle, Gül dengi ile ! 'Sevgili' dedin de; İncinir deme 'bile'…
— Mehmet Seydiyaroğlu
254
“
Gönlümde gül açar, çehremde gülücük; Sen şefkatli Yâr, bir tebessüm azıcık…
— Mehmet Seydiyaroğlu
255
“
Bin münkir taşına; Demiyorsan eğer 'Ah !' Ey Can ! Âşıksın, eyvallah…
— Mehmet Seydiyaroğlu
256
“
Kusurlu gördü Âdem'i, İblis bu; serseri ! Dön kendine bak, İnsan; Hakk'ın eseri…
— Mehmet Seydiyaroğlu
257
“
Deve hendek atlar atlamasına da; Gayreti yok ! Hak ne yapsın ona…
— Mehmet Seydiyaroğlu
258
“
Derler ya; 'Aşk ağlatır, dert söyletir!' Üzülme Dost, Hak, sabredenlerledir…
— Mehmet Seydiyaroğlu
259
“
'Çilem' dedi Âşık 'Çilem !' Aşk budur Bayım ! Başka şey bilmem…
— Mehmet Seydiyaroğlu
260
“
Katı kalp; Bin parça surat ! Yapma Bayım, Şefkâte inat…
— Mehmet Seydiyaroğlu
261
“
Sevmezsin ! Anladık anlamasına da; Bilmem ki ne yaptık sana ?..
— Mehmet Seydiyaroğlu
262
“
Yük alan sevinçli, Yükü alınan kederli ! İnsan bu; ne garip değil mi ?..
— Mehmet Seydiyaroğlu
263
“
Sağ ve Sol ! Akıl için birdir yol. İster doğulu, ister batılı ol, Devlet Babadır Oğul…
— Mehmet Seydiyaroğlu
264
“
Oğul düşün bir an; Uyur mu hiç düşman ? Evlât, aman hâ aman ! Son Yurdumuz bu Vatan…
— Mehmet Seydiyaroğlu
265
“
Yaranamadık Usta be ! Yük aldık, yük olmadık. 'Neden', 'niçin' de sormadık…
— Mehmet Seydiyaroğlu
266
“
Kuluz işte, kusurluyuz ! Sevdik ama incitmedik, Biz sevdiklerimizden zıpkın yedik !..
— Mehmet Seydiyaroğlu
267
“
'Sabret' dedin de; Bir tebessüm bekledik. 'Gül' dedik, gülümsedik, Çok mu bişey istedik ?..
— Mehmet Seydiyaroğlu
268
“
Elestü Bezmi'nden çıktık yola, Buyrun, işte dünya ! Kısa bir mola…
— Mehmet Seydiyaroğlu
269
“
'Kusur' dedin ya ? Kusura bakma ! Öyle ya; O bir Ayna…
— Mehmet Seydiyaroğlu
270
“
Dedim 'Kimsin ?' Dedi 'Hadi bil ?' Dedim 'Mim'sin Mim' Güldü, Gül kokulu sevgilim…
— Mehmet Seydiyaroğlu
271
“
Cemâlin Cim, Dedim 'kimsin ?' Güldü, 'Gül' dedi ! Gül kokulu sevgili…
— Mehmet Seydiyaroğlu
272
“
Ezelde dedik; 'Belî' İlmin kapısıdır Ali ! Pîrimiz Hünkâr Veli, Veysel mi ? Can Bağının Gülü…
— Mehmet Seydiyaroğlu
273
“
Çanakkale ! Geçilmedi işte. Kim zincir vuracakmış, Bu Asil Millete..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
274
“
Dost; Dünya bu, çile ! Bazen hüzün, bazen neşe. Evet gidiyoruz işte hep birlikte…
— Mehmet Seydiyaroğlu
275
“
İki kere iki dört te, Aşk bu; Çile ! Delilik işte…
— Mehmet Seydiyaroğlu
276
“
Düşman uyur mu hiç, agâh ol. Biri Firavun, diğeri Moğol ! Bırak didişmeyi; Birlikten kuvvet doğar Oğul…
— Mehmet Seydiyaroğlu
277
“
Ey Can, 'Mevlânâ' dedi Şems ! Güneş olmaya güneş te; Mesele Şemsleşmek te…
— Mehmet Seydiyaroğlu
278
“
Hor görme Onu ! O da Hakk'ın kulu. Sahi ne oldu iblisin sonu ?..
— Mehmet Seydiyaroğlu
279
“
Evlât, şefkâtli ol ! Hakk'ın eseri kul, Gâyen Hak'sa oğul, Budur çıkar yol.
— Mehmet Seydiyaroğlu
280
“
Peygamber Âdem, İnsanlığın Babası ! Sen kusurcu benlik; Kul, kulun aynası…
— Mehmet Seydiyaroğlu
281
“
Fatih bu Sultan ! Hudutlarda Hasan. Şanlı ecdâd Selâhaddin; Değil mi Alparslan ?..
— Mehmet Seydiyaroğlu
282
“
Ey Can ! Doğru dokuz köyden kovulsan da, Hak yerini bulur, sakın aldırma…
— Mehmet Seydiyaroğlu
283
“
Ey Dost ! Merkep arısı bu; bal değil ki. Gördü mü eti kemiği, Bırakır gülü, çiçeği…
— Mehmet Seydiyaroğlu
284
“
Mesele Gül vermek değil, Gül olup. gülü verip; İncitmemektir…
— Mehmet Seydiyaroğlu
285
“
Annem şefkât dalı. Dokuz ay, o günden beri, Evet; her an Anneler Günü…
— Mehmet Seydiyaroğlu
286
“
İrkildi birden, büktü boynunu; 'Hû' dedi Âşık 'Hû' ! Aşktır bu…
— Mehmet Seydiyaroğlu
287
“
Her insan bir güzellik taşır; Haktandır bu ! Mârifet görebilmektir onu…
— Mehmet Seydiyaroğlu
288
“
Şikayet hep şikayet ! Etme, değil ki ebed. Kahredici rahatlık; Gizlemiş bin dert…
— Mehmet Seydiyaroğlu
289
“
Der ya; 'Vefâsız kişiden olur mu çare ?' Dost; Dokundun gönlümdeki bam teline, Evet vefasız bu, Vefasız neticede..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
290
“
Âşık bu ya; Aldırmadı münkir taşına, 'Aşk' dedi 'Aşk' ! Büktü boynunu sol yanına…
— Mehmet Seydiyaroğlu
291
“
Söğütte dikilen fidan, Doğudan batıya uzanan, Doğulu – Batılı aman hâ aman, Son yurdumuz bu Vatan!..
— Mehmet Seydiyaroğlu
292
“
Hû… On İki İmâmlar. Şems, Mevlâna, Pîr Sultanlar; Yolu yolumuzdur Ey Canlar !..
— Mehmet Seydiyaroğlu
293
“
Âşık, mâşukunda kusur aramaz; 'Gül' dedim ya, gül dikensiz olamaz !..
— Mehmet Seydiyaroğlu
294
“
Çocuk bu; inci tanesi, İnsanlığın meyvesi. İncitme sakın ha ! Cennet gülü, goncası…
— Mehmet Seydiyaroğlu
295
“
Bin yıllık şan, Çocuklar, selâm; Bugün 23 Nisan ! Aman ha aman, Son yurdumuz bu Vatan…
— Mehmet Seydiyaroğlu
296
“
Yetim kalmasın Babadan, Aman Allah'ım aman ! Çocuklar hepinize selâm…
— Mehmet Seydiyaroğlu
297
“
Aldırma be Usta ! 'Vefasız' dedik ya; Bırakır yol ortasında…
— Mehmet Seydiyaroğlu
298
“
Uzatma; buda ! Kurumasın sula. Ey Şanlı Çınar, Ne yaptılar sana ?..
— Mehmet Seydiyaroğlu
299
“
Dünya bu; Niçin bu hüzün ? Sayılıdır günün, Gülümse, Gülümse be iki gözüm..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
300
“
Ey Dost ! 'Sabır' dedin de; Mesele, fırsat düştüğünde sabredebilmekte…
— Mehmet Seydiyaroğlu
301
“
Beyim çevreciyiz ya ! Barut fıçısı dünya , Buyrun kampanya…
— Mehmet Seydiyaroğlu
302
“
Ya Dost Bizi inciten münkir taşı değil ; Sahte gözyaşı !
— Mehmet Seydiyaroğlu
303
“
Beyim 'İnsaf' dedin de, Dert bu söyletiyor işte…
— Mehmet Seydiyaroğlu
304
“
Ya Dost aldırma Demir bu altın değil ya; Kusacak pasını sonunda!
— Mehmet Seydiyaroğlu
305
“
Ey Can ! İnsan dedin de: İncinip incitmesek keşke…
— Mehmet Seydiyaroğlu
306
“
Dedik ya Sevgili; Gülsün! Gülüverde, Güller açsın gönlümde…
— Mehmet Seydiyaroğlu
307
“
Kimsin sen İrkildi Âşık birden Hiç dedi Yoktum yokum ben
— Mehmet Seydiyaroğlu
308
“
Minicik beden, Yüklenmiş kâinat ! Buyrun Beyim; Sonsuz bir sanat…
— Mehmet Seydiyaroğlu
309
“
Ölü gayret ! Nedir bu mâzeret ? Kurumuş gönül, Beyinde dert…
— Mehmet Seydiyaroğlu
310
“
Sevdik, hep sevdik ! Zift dolu gönül; Nerden bilecektik ?..
— Mehmet Seydiyaroğlu
311
“
Hevesle geldi, Bir heves uğruna gitti ! Bir varmış bir yokmuş, Beyim, hikaye bitti…
— Mehmet Seydiyaroğlu
312
“
Bir tebessümü, Bin sadaka saysakta. Görmedik Usta, Göremedik ki asla..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
313
“
Âşık bu her an Bayram, Erkânımız Şâh-ı Merdan ! Hacı Bektâş, Hacı Bayram; 'Hû' dedik ya Ey Can…
— Mehmet Seydiyaroğlu
314
“
Derler, demesine de; görmedin gözünle. Ne bu kin beyim ! Bu salya niye ?..
— Mehmet Seydiyaroğlu
315
“
İncindik, incitmedik. Usta be ! Zıpkını biz, bizden yedik…
— Mehmet Seydiyaroğlu
316
“
Beyim, mesele değer verip vermemek; Değil ki yemek içmek…
— Mehmet Seydiyaroğlu
317
“
Cim'dir cemâli, kokusu gül; 'Gül' dedim ya sevgili, Gül'sün hadi gül…
— Mehmet Seydiyaroğlu
318
“
Sevdik; Sevdik sevmesine de, Ey Sevgili ! Senden sevimlisini görmedik…
— Mehmet Seydiyaroğlu
319
“
Ey Dost aldırma, Herşey zıddıyla. Münkir bu, Övecek değil ya…
— Mehmet Seydiyaroğlu
320
“
Bin yıllık şan, Bu ne ihtişam. İşte Atan ! Yürü ey Genç Adam…
— Mehmet Seydiyaroğlu
321
“
Muhtaçken bin can bir pula, Buyrun; İnsan hakları güya..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
322
“
‘Hak’ der Hakkı ketmeder ! Buyrun bahane; Ne yapalım Kader…
— Mehmet Seydiyaroğlu
323
“
Yâr mı dedin? İşte orda dur ! Düştü gönlüme şavkı, Nurdur nur…
— Mehmet Seydiyaroğlu
324
“
Ketum, Sinsi ! Dedim belki; Ah seni tilki…
— Mehmet Seydiyaroğlu
325
“
İmtihan bu… Tam canın burnunda; Birden çıkar karşına, Hızır’da Hazır’da..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
326
“
‘Hak’ der; Halkı incitirsin ! Hünkâr Pîrim der ki: İncinsende, incitmeyeceksin…
— Mehmet Seydiyaroğlu
327
“
Ey Can, Kim kusursuz ki? Ya görmeyeceksin, ya da görmemezlikten geleceksin…
— Mehmet Seydiyaroğlu
328
“
Şefkatsiz gönül, zihninde benlik! Mutluluk şarkısı; Al sana şenlik..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
329
“
Gül dedik, Hep gülüverdik. Usta be; Bir tebessüm görmedik…
— Mehmet Seydiyaroğlu
330
“
Evet; Zekeriya Marangoz, Dikişçi İdris ! 'O kim ki ?' Öyle mi ? Ah seni iblis..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
331
“
İşte Dünya ! Bir sana, hep bana. Buyrun taksimata…
— Mehmet Seydiyaroğlu
332
“
Yeter ki kaybetmesin özünü, Sevdinmi çekeceksin nazını…
— Mehmet Seydiyaroğlu
333
“
Paydaşlık dedin ya, Bir sana, Bin bana ! Buyrun işte dünya.
— Mehmet Seydiyaroğlu
334
“
Tıkansada kulaklar aldırma, Duyacak olan Can kulağı sonuçta..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
335
“
Bin kere incinir, Bir kere incitmezsin. Sahi sen kimsin..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
336
“
Bayım ; Kadın ! Kanattır anlayana, Selam Can içindeki Cânana…
— Mehmet Seydiyaroğlu
337
“
Ey Can ! Kısacık bilmece Kimi leşe, kimi güle Aşk olsun bilene…
— Mehmet Seydiyaroğlu
338
“
Heyhât! Olan olmuş ; Genç Adam sırtından vurulmuş…
— Mehmet Seydiyaroğlu
339
“
Kaçak ve kurnaz, Tilki bu ; Dünyayı ver, doymaz !
— Mehmet Seydiyaroğlu
340
“
Buyrun Dünya, Bin can bir pula Heyhat ! Anlık saltanat uğruna…
— Mehmet Seydiyaroğlu
341
“
Ey Dost ! İncindik; İncitmedik diye, Bunca münkir taşı, indi tepemize…
— Mehmet Seydiyaroğlu
342
“
Evlat ! Çıkma vefasızla yola; Bırakır seni yol ortasında…
— Mehmet Seydiyaroğlu
343
“
Ey Can ! Sevdin mi birini; İki etmezsin, Bir dediğini…
— Mehmet Seydiyaroğlu
344
“
İki yüz Bayım, Birini sakla; 'Menfaat' mi dedin? Kırk takla..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
345
“
Evet Gül dalında güzeldirde, Mesele; Dalı incitmemekte…
— Mehmet Seydiyaroğlu
346
“
<span style="color:#FF0000;">Ey Can ! Aşkın yoktur benzeri, eşi Varlıkta sınanır, Yoklukta bulur kişi..!</span>
— Mehmet Seydiyaroğlu
347
“
Kadın, Yârdır; yarı'n! Göz nuru, kanadın…
— Mehmet Seydiyaroğlu
348
“
Sevgi insanın özündedir; Görene! Dile ne hacet; Bilene..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
349
“
Yiyin için, Herşey insan için; Sahi insan kimin için..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
350
“
Can bağında gülüz, Çiledir yolumuz Şefkat mi dedin dost? En güzel huyumuz…
— Mehmet Seydiyaroğlu
351
“
Merhametli ol, O da kul sende kul; Kendine gel Ey Oğul !
— Mehmet Seydiyaroğlu
352
“
Nalanın oldum, Gönlümde hüzün ! Özüm sözümdür, Elimde sazım…
— Mehmet Seydiyaroğlu
353
“
Ey Can ! Herkes layık olduğu yere gider, Sen gideceğin yeri bil yeter…
— Mehmet Seydiyaroğlu
354
“
Birlik, Birlikte dirlik; Ah seni Benlik ! Buyrun esenlik…
— Mehmet Seydiyaroğlu
355
“
Su akacağı yeri bilir, Kişi layık olduğu yeri bulur Beyim mesele budur…
— Mehmet Seydiyaroğlu
356
“
Ey Can ! Sen gül ol da İster o diken olsun, İsterse gonca…
— Mehmet Seydiyaroğlu
357
“
Elbette eden kendine eder, Eder de; Acep kendinden ne ister…
— Mehmet Seydiyaroğlu
358
“
Garip geldi, Garip gidicek Aldırma bırak, Sen yürümene bak..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
359
“
Ey Can ! Sen gül oldun da; Kadın olmadı mı gonca…
— Mehmet Seydiyaroğlu
360
“
Dünya; Bir lokma bin pula, Heyhat ! Bunca nimet ayaklar altında…
— Mehmet Seydiyaroğlu
361
“
Ey Can, Eylül dedin de, Zaten aralıksız O benim gönlümde…
— Mehmet Seydiyaroğlu
362
“
İlmi Ledün dilim, İlmin kapısı Ali'm, Pîrim Hünkâr Velîm Sevgi benim mektebim…
— Mehmet Seydiyaroğlu
363
“
Oğul; Düşünsene bir an, Bin yıllık şan, Agâh ol aman. Uyur mu hiç düşman..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
364
“
Ey Can Alevi de benim Sünni de benim Sevgidir benim mektebim Evet Aşk'tandır icazetim
— Mehmet Seydiyaroğlu
365
“
Vatanım dedi şair; Vatanım ! Mirasıdır bin yıllık şanlı atamın…
— Mehmet Seydiyaroğlu
366
“
Bir tarafta açlık, Bir tarafta diyet. Açlıkla mücadele, Buyrun adalet..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
367
“
Can' dedik, Candan sevdik. Usta be; Can evinden zıpkın yedik..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
368
“
Ey Can ! Hadi üzülme, Çünkü gülsün Kör ne bilsin..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
369
“
Dünya işte; Bazen hüzün, bazen neşe Gül dedim gülsün, Hadi bir gülümse…
— Mehmet Seydiyaroğlu
370
“
Yoklukta dua, Varlıkta tuğyan. Ey Rahmân Bırakma bizi bir an..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
371
“
Her canda bir güzellik, Değil mi Hakk'ın eseri ! Güldür gül nefesi, Neşet, Anadolunun sesi…
— Mehmet Seydiyaroğlu
372
“
Ey Can ! Mesele değil terk etmesi, Bizi inciten; Mazeret göstermesi…
— Mehmet Seydiyaroğlu
373
“
Ey Can ! Düşünse kişi bir an; Boğmaz eşini hiçbir hayvan…
— Mehmet Seydiyaroğlu
374
“
Evlat ! Korkak dedin ya, Çıkma onunla yola; Kalırsın yol ortasında…
— Mehmet Seydiyaroğlu
375
“
‘Gül’ dedim, Döndü birden Bir tebessüm etti ; Aldı beni benden…
— Mehmet Seydiyaroğlu
376
“
Hayat bu; Darlıkta, genişlikte, Sınanırız sevdiğimiz, En Sevgilimizle…
— Mehmet Seydiyaroğlu
377
“
Aşk bu, Bırakır mı seni sana ? Dokundumu bir kere insana; Taşıtır çarmıhını sırtında..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
378
“
Meçhul idi, Dedi ‘İyi misin?’ Dedim ‘Kimsin?’ Tebessüm etti, ’Bil’ dedi ve gitti…
— Mehmet Seydiyaroğlu
379
“
Ey Sevgili, Nedir bu hüzün ? Hadi bir tebessüm, Gül dedim ya, gülsün…
— Mehmet Seydiyaroğlu
380
“
Varlık; Ah seni varlık, Semirdi gövde, Beyinde darlık..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
381
“
'Devrim' dedin de, 'Ene'l Aşk' dedi diye; Mansur çekildi ipe..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
382
“
Oğul ! Çoban olmazsa neylesin Çeltek? Kaçırır kuzuları evet tek tek…
— Mehmet Seydiyaroğlu
383
“
'Dost' dedi 'dost' Devrimci derviş; Doğru, doğru söyler, Dost'tan nasiplenmiş…
— Mehmet Seydiyaroğlu
384
“
Az bi sevgi, birazcık şefkat dedik, Bilmem ki Usta Çok mu bişey istedik…
— Mehmet Seydiyaroğlu
385
“
'Aşk' dedi Âşık, 'Aşk varya' , Büktü boynunu sol yanına, Bir âh çekti ki hiç sorma…
— Mehmet Seydiyaroğlu
386
“
Bunca mürekkep, Değil boşuna da, Aşksıza aşkı anlatmak; Zor be Usta..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
387
“
Seydiyaroğlu aldırma yâ hû, Acep ne olur münkirin sonu. Bak ! Hünkâr Pîrim ne buyurdu ; İncindik ,ama incitmedik bir kulu…
— Mehmet Seydiyaroğlu
388
“
'Gül' dedim 'gül', 'Bırak' dedi; Canım burnumda Gül kokuyordu aslında…
— Mehmet Seydiyaroğlu
389
“
Bayım; Tabip bu neticede. Hasta kullanmaz ise, Neylesin ona reçete..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
390
“
Herşey üst üste geliyor Derler ya: Gelen yok aslında Ah şu pireler deve olmasa…
— Mehmet Seydiyaroğlu
391
“
'Çoban' dedi 'Çoban' Zavallı Hâmân, Ne ister ki acep; Çoban Musa'dan…
— Mehmet Seydiyaroğlu
392
“
Gücün var; var olmasına da, Her Firavun'a bir Musa sonuçta..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
393
“
Akıl mı? Sakla kendine onu ! Aç mı, tok mu? İncitme sakın kulu…
— Mehmet Seydiyaroğlu
394
“
Muhtaçken bin kişi bir pula; Buyrun fetva ! Üstelik bedava…
— Mehmet Seydiyaroğlu
395
“
Ey Dost; Sevdim, sövdüler, 'Aşk' dedim güldüler, Evet çünkü kördüler..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
396
“
'Şiir' dedi Şair 'şiir' Aşktan beslenir; Gönülde bestelenir…
— Mehmet Seydiyaroğlu
397
“
Şiir evet şiir: "Gönülden gönüle akan sel gibidir." Dedi Şair…
— Mehmet Seydiyaroğlu
398
“
Bayım; Kısa keste Aşk olsun Kimi gönüle, kimi göze; Ne hacet uzun söze…
— Mehmet Seydiyaroğlu
399
“
Dost; Aşk deyince, aşkı düştü gönlüme; Yürüdüm sonsuzluktaki, O meçhul sevgiliye…
— Mehmet Seydiyaroğlu
400
“
Aşk dedi diye, Çektiler Mansuru ipe Sevgi benim mektebim; Cemde benim camide..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
401
“
Hikaye bu ya; Gül dedik, yem oldu. Bir vardı bir yoktu, Her söze karnı toktu..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
402
“
Ey Can ; İncinen sevgiliydi, Sahi incitmek Gerekir miydi..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
403
“
Herkes 'seviyorum' der demesinede, Beyim sahi mesele bu mu sence..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
404
“
Evlât ! Basma damarına, Gösterir dişlerini sana…
— Mehmet Seydiyaroğlu
405
“
Sevdim dedi sevdim, Bırakmam asla. Birden bir sayha; Dokundun ayağıma…
— Mehmet Seydiyaroğlu
406
“
Aldırma be Dost ; Sırıtsın münkirler elimdeki saza. Evet! Nice taşlar atıldı; Pîrim Sultan Abdal'a…
— Mehmet Seydiyaroğlu
407
“
Şiir' dedi Şaire; Hele bir şiir söyle: Şiirdi aslında , O güzel gülüşü ile…
— Mehmet Seydiyaroğlu
408
“
Derler ya anlayana; Kırk yılda gelene: 'Çok çabuk geldin' Kırk günde gelene: 'Yâhû nerde kaldın'
— Mehmet Seydiyaroğlu
409
“
Bugün Cuma; Erenler Yoldaşın, Sadıklar Sırdaşın ola. Hadi gül, gül dedim ya Gülmek yakışır sana…
— Mehmet Seydiyaroğlu
410
“
Ey Can; Aldırma vefasızlara ! Hannân olan Rabbin, Bırakmaz seni asla…
— Mehmet Seydiyaroğlu
411
“
Yârinim, yarı'n Ay yüzlü Kadın…
— Mehmet Seydiyaroğlu
412
“
'İnsan Hakları' dedin ya; Hadi gül, oyna. Barut kokulu dünya; Zıp zıp zıpla…
— Mehmet Seydiyaroğlu
413
“
Sanata, Sanatçıya Saygılı ol; Oğul Hakk'ın eseridir kul..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
414
“
Ve kadın, Adam san Adam dedi Ekledi, Yarını'm, Yâri'n, Ay yüzlü kadın…
— Mehmet Seydiyaroğlu
415
“
Ey Can ! Yoklukta yoksun, Varlıkta yok ol ki; Aşk olsun…
— Mehmet Seydiyaroğlu
416
“
Evlât ! Yokluğu gör, gör ki; Varlıkta olmayasın nankör..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
417
“
İnsan bu Beyim, Kapıldımı hırsına; Sıkar kurşunu, Kendi ayağına…
— Mehmet Seydiyaroğlu
418
“
'Dünya' iki hece, Kısacık bilmece; Biri dedi 'sobe' Oyun bitti böylece..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
419
“
İnse de taşlar tepene, Karşılık ver gül ile. Taşı sırtında çarmıhını; Devrim bu devrim işte..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
420
“
Biri 'Uyusunda büyüsün' ninnisiyle, Diğeri bir lokma ekmek için cennete. Çocuk dedin de, Beyim çocuk işte..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
421
“
Kusurcu bu evlât; Elbet kusur bulacak, Kabaran Benlik; Zehrini kusacak..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
422
“
Taassup bu ya, Buyrun Hakk adına. Etme Beyim; O'nun aşkına..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
423
“
Nedir bu 'Sen-Ben' kavgası, Heyhât gök yorgan Yerde mezar davası..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
424
“
Evet; Önce VATAN, 'Yurtta sulh, cihanda sulh.' Dedi atam..! Selahaddin, Alparslan, Selam sana genç adam !
— Mehmet Seydiyaroğlu
425
“
Selahaddîn, Hüseyin, Oğuz, Oğul biz; Peygamber Âdem'in çocuğuyuz..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
426
“
Der ya Nesîmi: 'O Yar benim kime ne !' Mesele aşk ise; Yürüdü Mansur ipe…
— Mehmet Seydiyaroğlu
427
“
Münkirin işi ne, Dedi 'Sen kimsin be?' 'Hiç' dedim 'Hiç elbette…'
— Mehmet Seydiyaroğlu
428
“
Evlât; Her yalan, bir doğrunun katilidir..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
429
“
Bursa kadısı idi, Yol gösterdi Eskici; Üftâdem'in Gülü, Aziz Mahmut Hüdâi…
— Mehmet Seydiyaroğlu
430
“
Hayat bu Usta; Kocatır kocatmasına da, Ah şu vefasızlar olmasa…
— Mehmet Seydiyaroğlu
431
“
Ah çeker liyâkat, Buyrun ağıt Nedir ettiğin; Mühürlü kağıt…
— Mehmet Seydiyaroğlu
432
“
Aman ha Oğul; Çile ile pişer kul..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
433
“
KİME NE
— Mehmet Seydiyaroğlu
434
“
Vaad edilmedi kimseye yarın, Sahi bugün ne yaptın ki Bayım..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
435
“
Ey Dost Mezhep dedin de; Yunusum, Hünkâr Pîrime, Selam atamız Adem'e, Evet Alevi'de benim Sünni'de..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
436
“
Desin münkirler 'Deli', Ezelde dedik 'Belî' , Lâ Mekân Şehrindeki, Sen ey şefkatli Sevgili…
— Mehmet Seydiyaroğlu
437
“
Anılar ! Hey gidi anılar, Akıp gidiyor zaman; Zaman zamanı kovalar…
— Mehmet Seydiyaroğlu
438
“
Ey Dost ! Neyimiz varsa Hakk'a dair Aşktandır dedi Şair…
— Mehmet Seydiyaroğlu
439
“
Ne yaparsan yap; Razı olmazlar evlât. Aldırma bırak, Sen işine bak…
— Mehmet Seydiyaroğlu
440
“
Kim ne demiş bırak, Tek başınada olsan; Yürümene bak Evlât..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
441
“
Herşey zıddıyla kaim, Sensin ilacım ! ‘Düşmanım’ dedi Şair, ‘düşmanım…’
— Mehmet Seydiyaroğlu
442
“
Aldırma eleştirsin, Eleştirdiği kadar ! Olsun bırak, Seninle alakadar…
— Mehmet Seydiyaroğlu
443
“
At çamuru izi kalsın. Kalsın kalmasına da, Çok çamur adamsın, Bilmem farkında mısın..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
444
“
Bilge kişiler işaret fişeği gibidir, Sana düşen hedefe yürümektir.
— Mehmet Seydiyaroğlu
445
“
Kasapla kurban, Hey gidi zaman. Ört, ört ki ölem anam..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
446
“
Vampire hayran, Özüne düşman. Düşündün mü bir an? Aman Allah’ım aman..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
447
“
Sen cüce gayret, Nedir bu gaflet ? Minicik saman çöpü; Dağ görünür elbet..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
448
“
Bir sana bin bana. Buyrun Bayım ; Kanayan yara..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
449
“
İyi niyet, Ah seni iyi niyet. Onca keder, Bunca dert…
— Mehmet Seydiyaroğlu
450
“
Yaş dolu gözler, Barut yüklü bulut. Zift gibi karanlık; Şafakta umut..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
451
“
Salyalar, salyalar, Tepeden tırnağa. Yapılır mı bu Bayım; Ulu Hakan’a..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
452
“
‘Çoban’ dedi ‘Çoban’. Düşünsene bir an ; Barut kokulu dünya, Buyur diploman..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
453
“
İnsanların görüşüne saygılı ol, Oğul bilirsen; Akıl için birdir yol..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
454
“
Evlât; Sen okumana bak. Her canlı bir kitap, Bin Kasım’a inat..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
455
“
Kadın dedin de; Yarımsın Bayım yarım. Kadınsa yarı’n!..
— Mehmet Seydiyaroğlu
456
“
Peygamber Âdem, Tüm insanlığın atası, Sen ey Benlik; Nedir bu kardeş kavgası…!
— Mehmet Seydiyaroğlu
457
“
İblis’in bilmediği birşey var mı evlât ? Onu bunu bırak, Sen sevmene bak..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
458
“
İnsanız Beyim insan, Bıktık ‘Sen-Ben’ kavgasından..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
459
“
Evlât; Kişiler farklı görüşte olabilir. Büyüklük: Tahammül etmek değil midir..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
460
“
Kuru gönül, Sulanmış beyin, Sen tahammülsüzlük; Söyle ne diyeyim..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
461
“
Üç merhale; Doğar, yaşar, ölürüz. Misafiriz işte ! Mesele, kim neye köle ?
— Mehmet Seydiyaroğlu
462
“
Peygamber Musa ; Mesleği Çobanlık. Ah seni Firavun ; Nedir bu ilahlık ?
— Mehmet Seydiyaroğlu
463
“
Dünya imtihan sahası, Ah bu taraftar kavgası. Al sana ; Sevgi ! İşte Şefkât Kupası…
— Mehmet Seydiyaroğlu
464
“
Fikirde taassup; Özüne yaban. Bu nasıl bir zaman ? Aman Allah'ım aman..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
465
“
Yüzünde gülücük, Şefkatli Ninem, Buyrun soyağacı; Peygamber Âdem..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
466
“
Bunca soysuz, İşte kabak. Şefkatli Çınar ; Buyrun sığınak..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
467
“
Kim demiş bahtı karalı; Kader gayrete sevdalı. Haydi Ey Dost ; Küsmek sana yakışır mı..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
468
“
Nemrut'a sinek Bedir'e, melek Hak bu Beyim; Görmek gerek..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
469
“
Ey Dost Önce Nemrutu vurup, Sonra sır oldu ! Sahi bu nasıl bir ordu..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
470
“
'Niçin?' dedi 'Neden?' Aşksız adam birden ! Dem vurdu sevgiden…
— Mehmet Seydiyaroğlu
471
“
'Aşk' dedi Âşık, İç çekti iç. Halden anlamayan, Sözden anlar mı hiç..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
472
“
Şikâyetçi Çocuk, Al sana dilekçe ! Kuş uçmaz sokak; Her hâne bir hücre…
— Mehmet Seydiyaroğlu
473
“
'Ne'me lazım aman.' 'Dokunmayan yılan.' Dokunuyor işte Ey Can..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
474
“
Fikirde taassup, Hoşgörü dilde. Dev gibi Benlik, Al sana gövde..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
475
“
'Sevgi' dedin de ; Gönülden gönüle, Elbette görene, Sâhi köre ne..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
476
“
Ey Can Sen çiçek ol, Aldırma ona Merkep arısı sonuçta..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
477
“
Acımsı gülücük, Sahte kahkaha. Buyrun Bayım ; İşte Dünya..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
478
“
Ey Dost; Mazlumun âhı arşa dayandı ! Acep bu sinek, Nemrut'tan mı kaldı..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
479
“
Aşk dedim de, Birden üst perde ; 'Kimsin?' dedi 'Kimsin be?' 'Hiç' dedim Beyim, Hiç işte…
— Mehmet Seydiyaroğlu
480
“
Ey Dost aldırma ; Kussun kusacağı kadar, Zaten edeceğide o kadar..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
481
“
Arsıza alkış, Adsıza zindan! Al sana adalet; Buyrun burdan…
— Mehmet Seydiyaroğlu
482
“
'Mektebi kudret, Davası sevgi ! 'Deli' dediler 'deli'; Cahil damgası yedi…'
— Mehmet Seydiyaroğlu
483
“
'Gariplerin Sultanı, Mahsenlimin Evladı, Yalın ayak Yozgadi, Tekkeli Çavuş adı..'
— Mehmet Seydiyaroğlu
484
“
'Salya, sümük ! Davası benlik. Ah seni taassup ; Körü körüne üstelik…'
— Mehmet Seydiyaroğlu
485
“
Dünya bu neticede, Hadi bir gülümse, Kim demiş yakışmaz diye ? Bak yakıştı işte…
— Mehmet Seydiyaroğlu
486
“
Şikâyet; Herşey den şikâyet Tepeden tırnağa nimet Nimetten de şikâyet…
— Mehmet Seydiyaroğlu
487
“
Kısacık ömür, İşte hayat ! Minicik gövde; Buyrun kainat…
— Mehmet Seydiyaroğlu
488
“
'Nedir bu benlik ? Çok bilmiş iblis ! Mesleği Terzi; Peygamber İdris…'
— Mehmet Seydiyaroğlu
489
“
Öyle ya; Bugün Ona, yarın Sana ! Buyrun kısacık rüya. Ne mutlu anlayana…
— Mehmet Seydiyaroğlu
490
“
Ey Can ; Niçin mahzunsun ? Hak'tan razımı ki, Senden razı olsun..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
491
“
Sevdik Beyim sevdik. Cana canan oluşunu, Dağ gibi duruşunu sevdik…
— Mehmet Seydiyaroğlu
492
“
Sev ! Ardında dağ gibi duruşunu, Gülüşünü sev, görüşünü… Bırak Beyim gerisini !
— Mehmet Seydiyaroğlu
493
“
Evet; 'Kuru lafa karnım tok' dedi ! Keşke kulağıyla dinlese idi…
— Mehmet Seydiyaroğlu
494
“
Ey Can; Can taşıyor insan Ondandır heyecan…
— Mehmet Seydiyaroğlu
495
“
İşçi, işveren; Kısacık kesit sahnelenen ! Geldik geçiyoruz, Dünya minicik penceren…
— Mehmet Seydiyaroğlu
496
“
Beynimde gam, Gönlümde yâr taşırım. Ne şan ne de mal 'Hamalım' dedi 'Hamal'…
— Mehmet Seydiyaroğlu
497
“
Bir fikir ki, başına buyruk! Buyrun mutluluk; Ruhundan kopuk…
— Mehmet Seydiyaroğlu
498
“
Ey Can ; Ne'idin, nesin Hoşgör ki, hoşgörülesin.
— Mehmet Seydiyaroğlu
499
“
Çile, evet çile! 'Aşk' dedim ya Sevgili; Aşk bu neticede…
— Mehmet Seydiyaroğlu
500
“
Çile, çile! Al sana şikayet. Sonsuzluk alemi; Yaşasın hürriyet…
— Mehmet Seydiyaroğlu
501
“
Gül idi; Birden gül’ü verdi, 'Seven sevdiğini incitirmi ?' dedi, Gül yüzlü Sevgili…
— Mehmet Seydiyaroğlu
502
“
Döneceğiz işte, Kim dedi ‘Dünya Perest’ diye ? Sıradayız Beyim, Acelen niye..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
503
“
Bayım; Kısa bir mola, Konuştu mu para; Susmak düşer sana…
— Mehmet Seydiyaroğlu
504
“
Benlik putu bu ! Söyle dersin söylemez. Söylersin, beğenmez…
— Mehmet Seydiyaroğlu
505
“
Biri diğerine, Bak dedi yüzüme ! Birden kaldırdı başını; Söyle, hangisine !..
— Mehmet Seydiyaroğlu
506
“
'Sonsuz sevgi,bu ne şefkat? Bunca hata, kusura inat…'
— Mehmet Seydiyaroğlu
507
“
Niçin dedim bu fedakarlık? Birden tebessüm etti; 'Öldü mü dedi insanlık' …
— Mehmet Seydiyaroğlu
508
“
Derler ya; Akılla çıktı yola, Akıldan çıktı sonra. Aşk Kadını Züleyha, Yusuf’tan güzeli kim ola..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
509
“
Dört harf, iki hece Şefkatli bilmece, Sahi kimdir sence?..
— Mehmet Seydiyaroğlu
510
“
Ey dost! Bırak onu, bunu Bilmediğini bir bilenden oku!
— Mehmet Seydiyaroğlu
511
“
Bir rüya anlık, Bir an daldık, Birde baktık; Bir ömür aldandık…
— Mehmet Seydiyaroğlu
512
“
İsim taklit, Sahte hesap! Al sana kazma; Buyrun sap !..
— Mehmet Seydiyaroğlu
513
“
Derler ya; 'Ceddin deden, neslin baban' Bin yıllık şan ! Değil mi Atan ?..
— Mehmet Seydiyaroğlu
514
“
Kimi altın, kimi insan sarrafı. Sanat bu beyim ! Uzatma lafı…
— Mehmet Seydiyaroğlu
515
“
Ne yaparsan yap, Ne edersen et. 'Mesele cibilliyet' dedi Cibilliyet…
— Mehmet Seydiyaroğlu
516
“
Asık çehreye inat, Bize tebessüm etmek düşer Evlât…
— Mehmet Seydiyaroğlu
517
“
Bunca taş atana inat, Bize gül atmak düşer Evlât..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
518
“
‘Ne yani taş atana, Gül atmayalım mı? ‘ Dedi, gülüverdi, Gül Kokulu Sevgili…
— Mehmet Seydiyaroğlu
519
“
Ey Dost Aldırma , Herkes bildiğini Okuyor sonuçta..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
520
“
Derler ya ; Tebessüm bedava, Buyrun sadaka. Bin parça surat, Alsana karizma…
— Mehmet Seydiyaroğlu
521
“
Sen taassup ; Bu ne şefkat sana ? Minicik kusura, Ağız dolusu salya..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
522
“
Evet ! Çattı kaşlarını bir an, ‘Çoban’ dedi ‘Çoban’ Kaçırdı keçileri o an…
— Mehmet Seydiyaroğlu
523
“
Daracık beyin, Buyrun bahtsız. Diz boyu taassup, Kayıtsız şartsız…
— Mehmet Seydiyaroğlu
524
“
Usta be ! Dünya dedin de; Kimi Gül’e kimi leşe.. Acep , bu mu asıl mesele..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
525
“
Evlât! Bırak konuşsun, At ortaya kemiği; O zaman görürsün..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
526
“
Sen Alp Eren ! Surda Ulubatlı, Hudutta Hamza'sın. Dedik ya iyiki varsın…
— Mehmet Seydiyaroğlu
527
“
Ey can ! Büyük balık küçüğü Yutsa da , Hak bu kusturacak, Sonuç ta…
— Mehmet Seydiyaroğlu
528
“
'Anlamak' dedi 'anlamak' Biri gönül dili, diğeri akıl dili. Ey Sevgili; Bilmem ki acep ne demeli..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
529
“
Vefa dedin de, Kimseden bekleme. Sakın ha Evlât; Sen vefasızlık etme..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
530
“
Ey Dost! Can evinde vefa taşıyandan korkma! Öyle ya, Karakter meselesi sonuçta…
— Mehmet Seydiyaroğlu
531
“
Ah be dünya, Kısacık rüya ! Buyrun saltanat; Al sana bela…
— Mehmet Seydiyaroğlu
532
“
Bayım; Mesele kadın ise, En güzel insan işte. ‘Kadın’ dedin de, Sahi farkın ne..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
533
“
Ey dost ! Sevdiğin sana emanettir, Sevgi incitsede incitmemektir…
— Mehmet Seydiyaroğlu
534
“
Evlât ! Bozuksa cibilliyet, Neylesin buna devlet…
— Mehmet Seydiyaroğlu
535
“
Temmuz dedin de, Zift gibi bir gece, Saldırdı ülkeme; Dipsiz proje..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
536
“
Ezelde biriz, Peygamber Adem’de. Mezhep dedin de; ‘Aşk’ dedim ‘Aşk’ işte…
— Mehmet Seydiyaroğlu
537
“
'Nesin, necisin?' dedi, 'Hiç' dedim 'Hiçim' ! Çile mektebim, Aşktır mezhebim…
— Mehmet Seydiyaroğlu
538
“
Ey vefalı yâr, Der ya Karacaoğlan: Benim Hakk'tan başka, Sevdiğim mi var..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
539
“
Hırçın dalgalar, Nedir bu tuğyan ? Gayesiz hayat, Herşey sütliman…
— Mehmet Seydiyaroğlu
540
“
Ey Can ! Aşkı aklınla okursan. Aklından olursun…
— Mehmet Seydiyaroğlu
541
“
‘Benlik’ dedi Şair ‘Benlik’ Heyhât Hak adına üstelik..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
542
“
Usta be ! Seven sevilirde, Asıl mesele; Yüzündeki perde…
— Mehmet Seydiyaroğlu
543
“
Şiir dedin de; Gönülden dile, Gül kokulu Sevgili Şiirsin gülüşünle…
— Mehmet Seydiyaroğlu
544
“
Ey Dost ! 'Şair' dedin de, Dert bu Söyletiyor işte…
— Mehmet Seydiyaroğlu
545
“
Dünya bu; Bazen hüzün, Bazen neşe. Aldırma dost Misafiriz neticede..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
546
“
'Dert çekmeyene derdini dökme' desekte, İnsanız Beyim Döküyoruz işte…
— Mehmet Seydiyaroğlu
547
“
Dert çekmeyene derdini dökme ! Usta be; dert bu Söyletiyor işte…
— Mehmet Seydiyaroğlu
548
“
Ey Dost ! Dünya bu ya; Kimi darlıkta, Kimi varlıkta sınanır…
— Mehmet Seydiyaroğlu
549
“
‘Alevi misin?’ dedi 'Mezhebim sevgi' dedim, Bir tebessüm etti; Beni benden aldı ve gitti.
— Mehmet Seydiyaroğlu
550
“
Bir bilmece, Evet anlayana ; Kargaya feda edilir mi kanarya..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
551
“
Evlât üzülme , Sen gerçeği söyle İster ders alır, İster tavır..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
552
“
Atam, dedem Yaraya merhem törem. Kars’ım Edirne’m, Sen biricik Türkiyem…
— Mehmet Seydiyaroğlu
553
“
Şiir! dedi şiir; Gönül dilidir, Gönülden gelir, Gönülde bestelenir…
— Mehmet Seydiyaroğlu
554
“
Evet Sağ ve Sol. Bir beden iki kol ! Ne olursan ol, İnsanoğlu insan ol…
— Mehmet Seydiyaroğlu
555
“
Şefkatsiz gönül, Tepeden bakış. Bu ne taassup ? Benlikte yarış…
— Mehmet Seydiyaroğlu
556
“
Ey Can! Soğudum demek neyin nesi? Vefasız bu bitmez bahanesi…
— Mehmet Seydiyaroğlu
557
“
Gel etme ! Ne bu hınç,niye ? İnsanız Beyim, Düşmüş işte…
— Mehmet Seydiyaroğlu
558
“
Oğul âgah ol aman ! Son yurdumuz bu vatan, Selahaddîn, Alpaslan, Selâm Ulubatlı Hasan..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
559
“
'Rahatlık' dedi, Sonuçta erdi. Dünya bu Beyim, Gerdikçe gerdi…
— Mehmet Seydiyaroğlu
560
“
Benlik! Ah seni benlik Mahalle bir, Evlere şenlik…
— Mehmet Seydiyaroğlu
561
“
‘Hevesmiş sevgi.’ dediler Sevdik, sevdikte Nankörlük ettiler…
— Mehmet Seydiyaroğlu
562
“
Beyim; Eşkiya bu belli, Acep kalp kırana ne demeli…
— Mehmet Seydiyaroğlu
563
“
Ey Dost ! Üzülme, Bırak eleştirsinler. Taşlandı tarihte, Nice peygamberler…
— Mehmet Seydiyaroğlu
564
“
Birden 'kimsin dedi sen?' 'Hiç' dedim 'hiç'. Ne yana dönsem sensin sen…
— Mehmet Seydiyaroğlu
565
“
‘Kadın’ dedi ‘kadın’ Yüklenmiş sırtına kainat. Evet Bayım; Kör basirete inat…
— Mehmet Seydiyaroğlu
566
“
Kadın, Candır cana. Dağ gibidir Beyim, Evet sığınana…
— Mehmet Seydiyaroğlu
567
“
Evlât ! Ketum; Kapalı kutu gibidir. İçinden ne çıkar Allah bilir…
— Mehmet Seydiyaroğlu
568
“
Eğer gayen Hak’sa; Kulunu Rabbiyle korkutma, O da kul, sen de kul sonuçta…
— Mehmet Seydiyaroğlu
569
“
Sen, taş atan adam ! Seninde değil mi bu vatan ? Gel etme, eyleme; Ne mübarekti senin atan…
— Mehmet Seydiyaroğlu
570
“
Hedefi tek ! Buyrun varlık. Beyninde pranga; Ruhunda darlık…
— Mehmet Seydiyaroğlu
571
“
'Niçin bu hüzün?' Dedim Şaire. 'Hiç' dedi, 'hiç' Acı bir tebessüm ile…
— Mehmet Seydiyaroğlu
572
“
Derler ya; 'İnceldiği yerden kopsun.' Aldırma dost, Bugün var yarın yoksun…
— Mehmet Seydiyaroğlu
573
“
Zaman ! Bir tetikle bin can. Günah keçisi çoban, Bayım buyur diploman…
— Mehmet Seydiyaroğlu
574
“
Taşıtır sırtında çarmıhını hayat ! Kaç peygamber rahat yüzü gördü ki Evlât..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
575
“
Beşikten mezara, Kısacık bir mola. Misafiriz dedik ya; Yolculuk sonsuzluğa..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
576
“
Gülmek ! ‘Neyime’ dedin de ; Gel etme Gül, gülsün işte…
— Mehmet Seydiyaroğlu
577
“
Beyim görmedik ; Baş koyacak diz. Çilenin emzirdiği, Çocuklarız biz…
— Mehmet Seydiyaroğlu
578
“
Sağ, sol ! Buyrun tek yol. Geldik gidiyoruz sonu toprak oğul…
— Mehmet Seydiyaroğlu
579
“
Ey Can kim ne derse desin, Hoş gör ki hoş görülesin…
— Mehmet Seydiyaroğlu
580
“
İnsan bu belli olmaz, Ölse yere göğe sığmaz. Yaşarken kimsecikler sormaz..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
581
“
Ey sevgili ! Ne yana gitsem, Sol yanımda sensin sen. Evet sevgin ezelden…
— Mehmet Seydiyaroğlu
582
“
Sarılırken; Çocuklar anasına, Anamız ağladı usta ! Anasızlıktan yana…
— Mehmet Seydiyaroğlu
583
“
Birden 'O kim ki?’ dedi, Kibrinden ! Evet somurtan iblis. Çatladı gülmekten…
— Mehmet Seydiyaroğlu
584
“
‘Dün gitti’ dedi Şaire, ‘Gün bugün’ dedi Şair. Tatlı bir tebessüm ile…
— Mehmet Seydiyaroğlu
585
“
Tilki sinsi,kurnaz Aslan aslandır evlat. Dişisi erkeği olmaz..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
586
“
Dost ! Doğulu, Batılı ne olursan ol; Sonuçta can taşıyor kul. Düşünürsen işte sana yol…
— Mehmet Seydiyaroğlu
587
“
İster sağ, ister sol ! Sonsuzluğa çıkar yol. Dünya bu evlât; Sen agâh ol…
— Mehmet Seydiyaroğlu
588
“
Ey Dost ; Sen taşırsın onu gönlünde, O ise kemirir beynini habire..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
589
“
Kuluz be Usta Kusurlu olsakta , İnsanız sonuçta…
— Mehmet Seydiyaroğlu
590
“
'Sevdim' dedi, Hevesti anlık. Seven uykuda; Sevgili uyanık..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
591
“
'Niçin yalnızsın?' dedim, Birden gülümsedi; 'Ruhumda O'varken mi?' Dedi…
— Mehmet Seydiyaroğlu
592
“
Hayat be Usta Savurdu sağa sola. Yol mu? Sonsuzluğa…
— Mehmet Seydiyaroğlu
593
“
Ey Dost, İşte dünya; Kısa bir mola Yolculuk mu ? Sonsuzluğa…
— Mehmet Seydiyaroğlu
594
“
Oğul; Bırak bildiğini okusun, Sen öğrenmekle mesulsün..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
595
“
Tutsak beyin, Gözlerde kin! ‘Hoşgörü’ dedin de; Nedir ki Beyim..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
596
“
'Çilem' dedi Şair 'çilem' Acıyı çekenden, Dostluğu garipten öğren..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
597
“
Oğul ve kız, Evet sırrımız. Gösterme acısını, Biricik Rabbimiz.
— Mehmet Seydiyaroğlu
598
“
Emek dedinde.. Kimi beyni ile, Kimi gücüyle, Çalışıyoruz Beyim neticede..
— Mehmet Seydiyaroğlu
599
“
'Hey sen ! Nedir bu çilen?' ‘Bilmem ki Beyim, Nasıl söylesem…’
— Mehmet Seydiyaroğlu
600
“
Herkesin bir özeli, Ben mi? Sensin ! Ey Şefkatli Sevgili…
— Mehmet Seydiyaroğlu
601
“
'Eşitlik' dedin de; Evet denge, At Beyim at Atabildiğince..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
602
“
Buyrun bilmece; Sizin mahalle, Bizim mahalle, Adem kimdir o halde..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
603
“
'Kavuşmak' dedim. 'Hey kendine gel, Ayrımıyız ki' dedi. Vefalı Sevgili…
— Mehmet Seydiyaroğlu
604
“
Ey dost ; Bırak onu şonu, İnsan bu nasıl bakarsa, Öyle görür onu…
— Mehmet Seydiyaroğlu
605
“
Kavuşmak mı ? Düşünmedik be Usta. Sevdik biz, Uzaktan sevdik sonuçta!..
— Mehmet Seydiyaroğlu
606
“
'Çoban' öyle ya, Bin can bir pula. 'Cahil' dedin ya bayım; Aşk olsun anlayana..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
607
“
Unutma ! Diz çöktüremezsin Asrın ordusuna, Bir Mehmedim yeter; Yeter de artar sana..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
608
“
"Kuru laf, Karnım tok." dedi, Akılsız baş, Gerildikçe gerildi..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
609
“
Atamız Adem, Yolculuk baba yurduna. Buyrun işte dünya; Kısacık bir mola…
— Mehmet Seydiyaroğlu
610
“
Davası benlik, Gözünde kan. Sen Ey Taassup; Nedir bu şan..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
611
“
Kısacık ömür, Yolculuk her an. Düşünsene bir an; İnsan insana düşman..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
612
“
Derler ya; ‘Bilinsin istedim.’ Din ile kin, Tezattır Beyim..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
613
“
Katı kalp, Şartlanmış beyin. ‘Hoşgörü’ dedin de; Güldürme Beyim..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
614
“
Nedir bu suizan? Kusurcu fesat. Aldırma Evlat, İblis’e inat..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
615
“
Niyet okuyucu, Al sana adam Kusurcu iblis; Buyrun burdan…
— Mehmet Seydiyaroğlu
616
“
Ey Dost! Her canlı güzel, İnsan zaten güzeldi. İncelik incitmemekti…
— Mehmet Seydiyaroğlu
617
“
Gülümsedi , 'Söyle' dedi 'Aşk'a dair' Kaldırdı başını birden; 'Sen varken mi?' dedi Şair…
— Mehmet Seydiyaroğlu
618
“
Beyim 'cahil' dedin de; İblis ilimsiz mi sence..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
619
“
Her canlıda incelik, Evet, Hakk’ın eseri! İnsan dedin de Beyim; Güzeller güzeli…
— Mehmet Seydiyaroğlu
620
“
Usta be! ‘Körlük’ dedin de, Nankörlük ettiler. Kusursuz sevdik; Kusur gördüler…
— Mehmet Seydiyaroğlu
621
“
Bu nasıl bir hınç; Kabahat kadere. Ufku karanlık, Gayretsiz avâre..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
622
“
Derler ya; 'Pişmişi ham etme' Kargaya özenipte, Gül'ü incitme!
— Mehmet Seydiyaroğlu
623
“
Bir ömür verdik bir tebessüme ! Görmedik Usta be, Görmedik işte…
— Mehmet Seydiyaroğlu
624
“
Usta be! 'Gönül dağı' dedin de; Pişiriyor insanı çile, İstesede istemesede…
— Mehmet Seydiyaroğlu
625
“
Bir çiçekle yaz gelir gelmesinede, Mesele çiçekleşip çiçeği incitmemekte..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
626
“
Dünya bu ya, İmtihan sonuçta. Uzaktan sevdik, Sevdik Be Usta…
— Mehmet Seydiyaroğlu
627
“
Derler ya; Derler ya; 'Dostun cemali, cennettir bana.' 'Aşk' dedi Mansur, Aşk olsun ona..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
628
“
Annesiz bebek, Birkez anne dememek. Bilmem ki Beyim; 'İyi ki doğdun' ne demek..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
629
“
Evet; 'Gülpembe' Gülsün işte, Gülsen de, Güller açsa çehrende…
— Mehmet Seydiyaroğlu
630
“
Tek tip fikir, Hoşgörü lafta, Kuzuyla kasap; Hep aynı safta..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
631
“
Savursalar da sağa sola, İnsanız ya Usta; 'İnsan' sonuçta…
— Mehmet Seydiyaroğlu
632
“
'Kim o?' dedi, 'Sevgi' dedim. Açıldı hemen; Dört kapı birden…
— Mehmet Seydiyaroğlu
633
“
Bunca vefasızlığa alıştık be Usta. Mesele cibilliyet; Cibilliyet sonuçta..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
634
“
İster gizle ister gizleme, Meylin nereye ise; Gayretin o yöne..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
635
“
Fikirler sabit, Beyinde kin. Sen ey taassup Dar mıdır din..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
636
“
Ey Sevgili; Çeken bilsede ayrılığın derdini. Biz ayrımıyız ki, Ezelden beri…
— Mehmet Seydiyaroğlu
637
“
Beyim; Odun işe yarıyor sonuçta. Peki ya ; Adam odunsa..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
638
“
'İsmin' dedim, ‘Devrim’ dedi. 'Nasıl yani?' dedim, 'Mansur misali.' dedi; Gülümsedi…
— Mehmet Seydiyaroğlu
639
“
Ulaşılmaz zanneder kendini köle, Bekler huzura Hüda; En az beş kere..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
640
“
Bunca güzellik, Göz kusur peşinde. ‘Körlük’ dedin de Beyim; Kör basiret işte..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
641
“
Bu ne ilgi ? ‘İsmin’ dedim, 'İsmin neydi?' Eğdi başını sol yanına ‘Devrim’ dedi, gülümsedi…
— Mehmet Seydiyaroğlu
642
“
Burası dünya, Aldırma be Usta; Misafiriz ya sonuçta..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
643
“
Ey Sevgili ; ‘Çile yakışmış.’ dedin de, Evet, çilenin emzirdiği Çocuklarız neticede..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
644
“
Dünya bu; Gelmek elimizde mi? Gitmek elimizde olsun. Bilmem bu kavga niye, Bilene aşk olsun..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
645
“
Derler ya; 'Ayın şavkı vurur sazım üstüne.' Bam teli bu Beyim, Dokunuyor neticede..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
646
“
Her güzellik Bir şiirdir okumasını bilene, Usta be ‘şiir’ dedin de; Sahi, bundan köre ne…
— Mehmet Seydiyaroğlu
647
“
Evet; ‘Anı’ dedin de; Bir tebessüm etti, ‘Canım’ dedi ‘canım’, İşte en güzel anım…
— Mehmet Seydiyaroğlu
648
“
Ey Dost; Biri Peygamber, Diğeri Müseylime, Hemde aynı dönemde. İşte akıl, buyrun irade..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
649
“
Dünya bu döner, 'İnsan' dedin de Beyim ; Herkes kendine eder..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
650
“
Evet bam teli ! Güldür, gül dedik ya nefesi, ‘Veysel’ dedin de Beyim; Sevgidir mezhebi…
— Mehmet Seydiyaroğlu
651
“
Ateşten bir denizi, Mumdan bir kayıkla geçtik ! Geçtik elhamdulillah…
— Mehmet Seydiyaroğlu
652
“
Kör basiret, Beyinde dert. Taklitçi maymun, Buyrun hürriyet..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
653
“
Hem teşekkür, Hem tebessüm etti. 'Bunda ne var?' deme; Bu bir incelikti…
— Mehmet Seydiyaroğlu
654
“
Gönül dağı bu, Başında duman, Evet bazen yağmur, Bazen boran..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
655
“
Benlik putu Doğruldu birden; ‘Ben’ dedi ‘ben’ Eyvallah etmem..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
656
“
Sen ‘Aşk’ de; İster bid’at desin, İsterse mürted. Sevgili der ya ‘Sabret’…
— Mehmet Seydiyaroğlu
657
“
Başına buyruk, Al sana kahkaha. Dipsiz karanlık; Buyrun yolculuğa…
— Mehmet Seydiyaroğlu
658
“
Semirmiş gövde, Homurdar nefis. Nedir senin derdin? Ah seni iblis..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
659
“
Beyim ! İnsan bu, beşer Kimi gözden düşer, Kimi gönüle düşer…
— Mehmet Seydiyaroğlu
660
“
Nasıl bir fikir ? Bunca köle. Taassup dedin de; Buyrun zirvede..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
661
“
Derler ya; ‘Yalancının mumu Yatsıya kadar yanar.’ Yahu ölünceye kadar Yansa ne yazar..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
662
“
Sen Çoban; Nedir bu figân Gözyaşı, barut, kan, Bu mudur diploman..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
663
“
Evlât; Kahrolsun demekle kahrolsaydı eğer Cepheden cepheye, Koşar mıydı Peygamber..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
664
“
Nasıl bir sevgi; Bunca mazeret, Herşeyden şikâyet, Nedir bu gaflet..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
665
“
Bunca çığlık, Dayandı arşa. Bir beden ki paramparça..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
666
“
Sır dolu dava, Netice acı. Al sana hürriyet; Buyrun darağacı..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
667
“
Ey Dost, Haklıysan davanda, Düşmanın çok olacak; Boşuna sızlanma..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
668
“
Görüşler farklı, Bu bir zenginlik. Hoşgörü dedin de; Beyim en güzel incelik…
— Mehmet Seydiyaroğlu
669
“
Kadın bu; Şefkâtli arkadaş, Sırrına sırdaş, Evet en güzel yoldaş….
— Mehmet Seydiyaroğlu
670
“
Dost; Selam sana, Yoluna, yoldaşına, Vefalı Candaşına…
— Mehmet Seydiyaroğlu
671
“
Özünden kopmuş, İşte avâre. Taklitçi maymun, Zavallı bîçare..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
672
“
Beyim; Derdi madde olanın, Dostluğu menfaate dayalıdır..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
673
“
Dünya bu; O’na, onsuzluğa, Kim karışır sana Karar senin sonuçta..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
674
“
İyilik ve kötülük, Hep mücadele içinde, Buyur irade; Gayret senin elinde..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
675
“
Bu nasıl bir illet ? Acımasız dert, Herkeste kusur ara; Kendini ihmâl et..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
676
“
Beyim; Kusur aramak, İblisin huyu. İnsan bu, Peygamber Adem’in soyu…
— Mehmet Seydiyaroğlu
677
“
Ve şair ekledi. Kusurluyuz diye, Kusursuz sevmeyelim mi? Dedi ey biricik sevgili…
— Mehmet Seydiyaroğlu
678
“
Bayım! Farklı fikirler çiçeklere benzer, Filler istesede; İncelik gösteremezler…
— Mehmet Seydiyaroğlu
679
“
O bir Şirin, Sen ise Ferhat. Sevgiliye ulaşmak; Kolay mı Evlât…
— Mehmet Seydiyaroğlu
680
“
Ey Vefasız! Gittin gitmesine de, Heyhât Ucuza gittin neticede..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
681
“
'Ölçülü sev' dediler, Kaçırdık be Usta . İnsanız ya, İnsanız sonuçta..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
682
“
Ey Dost! İstediğin kadar gerçeği söyle, Anlatamazsın; Anlamak istemeyene..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
683
“
El bebek gül bebek… Anamız ağladı Be Usta! Bilmem ki, bu ne demek..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
684
“
'Bunca yolu, Boşuna mı geldik?' dedi. Dedim ki; Gönül işi bu, akıl işi değil ki..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
685
“
Ey Sevgili! O gün demiştim ya 'Beli' Evet; Sakladım inci misali, Gönlümde sevgini…
— Mehmet Seydiyaroğlu
686
“
Fikre saygısız, Kendini över. Beş para etmez; Buyrun ciğer..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
687
“
Şair der ya; 'Gelsene dedi bana' 'Gülsene dedi bana' Evet üç Haziran’da Yürüdü sonsuzluğa…
— Mehmet Seydiyaroğlu
688
“
Hürriyet lafta, Fikre zindan. Evet çile adamı; Nazım Hikmet Ran..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
689
“
Tuhaf değil mi Dost Sahip olamaz göz kapaklarıan, Hakim olmak ister koca dünyaya..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
690
“
Şiir dedi şiir; Her gülüşün bir şiir, Değil mi dedi şair…
— Mehmet Seydiyaroğlu
691
“
Niyet okuyucu, Üstelik insan! Şaşırdı iblis, Nedir bu suizan..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
692
“
Şiir dedin de; Her güzellik bir şiir. Evet sevgiden gelir, Gönülde bestelenir…
— Mehmet Seydiyaroğlu
693
“
Evet Bayım; Her fikir bir çiçektir görene, Asıl mesele, Hoş görebilmekte…
— Mehmet Seydiyaroğlu
694
“
Dev aynasında cüce, Belirdi birden; ‘Ben’ dedi ‘Ben’ ‘Eyvallah etmem..!’
— Mehmet Seydiyaroğlu
695
“
Duvar adam, Herşeye duvar ! Her fikir bir çiçektir; Bunda ne var..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
696
“
'Her fikir, Bir çiçektir.' Dedi Şair…
— Mehmet Seydiyaroğlu
697
“
Ey Dost ; Ne derse desin , Biz insan dedik ! Sevdik evet , Ezelde birdik…
— Mehmet Seydiyaroğlu
698
“
Bu nasıl beyin? Basiret âmâ, Bir taassup ki; Bunca can hebâ..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
699
“
Karıştımı madde mânâya, Evlât; Girer menfaat, Hemen sıraya..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
700
“
'Temmuz' dedin de; Sır dolu bir gece, Birden bir selâ, Yetti, yetti de arttı o gece..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
701
“
Ey Dost ! Bırak eleştirsin, Eleştiri; Gizli ilgidir bilmez misin..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
702
“
Bayım; Bizde çiçek açmasını bilirdik, Ezildik, horgörüldük, Böylece toprağa gömüldük…
— Mehmet Seydiyaroğlu
703
“
Kars’ım, Edirne'm, Karadeniz, Ege'm. Göz bebeğim Ülkem; Beyim başka şey bilmem..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
704
“
Deniz'e darağacı, Yusuflara zından. Buyrun Bayım; İster sağdan ister soldan..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
705
“
Mansur misali; Bunca aslan. Deniz'e darağacı, Yusuf'a zından..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
706
“
Ey Dost; Çalgıcıyım, Elimde saz. Kimi olmaz der, Kimi yobaz..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
707
“
'Hoşgörü' deyip Hor göreceksin, Etme Beyim; Gülmekten öldüreceksin..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
708
“
Çile dedin de; Bir ömür tükettik, hal bilmezler içinde. Usta be; Çile değil mi sence..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
709
“
İnsan bu oğul, Bırak konuşsun. Evlat o kusurlu da; Sen kusursuz musun..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
710
“
'İncelik' dedi Şair; İncinip, incitmemektir…
— Mehmet Seydiyaroğlu
711
“
Usta be; Bunca kusurcunun içinde, Hiç mi kusurlu yok sence..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
712
“
Beyim ! Eleştirmesine eleştir. İncelik; hor görüp, İncitmemektir…
— Mehmet Seydiyaroğlu
713
“
Herşeye kusur, Bunca bahane. Nedir senin derdin ? Sersefil avare..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
714
“
Ey Dost ; Sevdik, evet sevdik. Biz aralıksız sevdik, Eylül Ekim demedik..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
715
“
'Tek bir cümle' dedi Şaire, 'Aşk' dedi Şair, Aşk ola cümlenize..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
716
“
'Kısa yazıyorsun' dedi Şaire, 'Aşk' dedi Şair; 'Aşk bir hece' Aşk olsun böylece…
— Mehmet Seydiyaroğlu
717
“
'Fikir ayrılığı' der, Didişir dururuz. Bayım ortak yanımız; Ölümde buluşuruz..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
718
“
Ey Can ; Kalabalıkları bırak, Cana can katan var mı? Sen ona bak..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
719
“
Usta be; Muhtaçtık biz, 'O'nun zerresine. Heyhat; düşmüş, Karganın pençesine..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
720
“
Dedim ki; Dedim ki; 'Ey vefalı sevgili Bu nasıl bir sevgi?' Gülümsedi; 'İnsanız ya' dedi…
— Mehmet Seydiyaroğlu
721
“
'Birlik' dedin de ; Savurdular bizi, Sağa sola ! Birden bir sayha ; 'Geçin sıraya…'
— Mehmet Seydiyaroğlu
722
“
Ölü gayret, Gayesiz hayat. Mutluluk şarkısı, Kadere inat..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
723
“
On iki gül on iki imam, Kimi Hacı Bayram, Kimi Pir Sultan, Özümüz bir ey Can..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
724
“
Her yöresi ayrı güzel, Sen biricik ülkem! Yapışmış yakana, Evet bunca değişken..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
725
“
Ormanda çam, Ovada fidan, Evet o da bir can ; Kıyma be adam..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
726
“
Derler ya; ‘Öz çocuğunu yiyen dev gibidir dünya !’ Farkına var, varma; Tüketiyor insanı sonuçta…
— Mehmet Seydiyaroğlu
727
“
Bilmece bu; Gökte barut kokusu, Yerde çadırlar, Bilmem ki çocuklar, Analar niçin ağlar..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
728
“
Ekmekçi çocuk, Ağlıyor anası. Zavallı kedicik, Kalmadı maması..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
729
“
Ey Can; İşte Mecnun işte Leyla, Karıştırma aklı aşka ! Netice belli sonuçta…
— Mehmet Seydiyaroğlu
730
“
Kusurcu göze, Zerrecik bahane, Bırakır gülüde; Takılır dikene..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
731
“
Bir fikir ki, Fikirler hebâ ! Evet zirvede taassup; Nasıl bir kafa..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
732
“
Yığınla çadır, Bunca çığlık; Analar ağlıyor ! Ağlama çocuk…
— Mehmet Seydiyaroğlu
733
“
Prof. Yunus Aydın'a, Selam sana, yoldaşına ! Evet, ilmin ışığında; Aydınlık yarınlara…
— Mehmet Seydiyaroğlu
734
“
Nasıl bir hınç , Şartlanmış beyin. Basireti kör ! Bilmem ki ne deyim…
— Mehmet Seydiyaroğlu
735
“
Ey Sevgili ! Hani o gün demiştim ya 'Beli' Bugün dediler ki; 'Deli misin deli…'
— Mehmet Seydiyaroğlu
736
“
Derler ya; 'Ne çare ayrılık zamanı geldi.' Ey biricik Sevgili ! Biz ayrımıyız ki ezelden beri..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
737
“
Kör basiret; Beyinse köle! Dev aynasında, Minicik Cüce…
— Mehmet Seydiyaroğlu
738
“
Birşey söyle dedim, Şiir kokulu sözlerinden; 'Şiir yazmak geliyor' dedi, 'Sana içimden'…
— Mehmet Seydiyaroğlu
739
“
Ömür iki hece, Beynimde bilmece. İstesek istemesekte, Geçiyor neticede…
— Mehmet Seydiyaroğlu
740
“
Kimileri uğraşırken birbiriyle, Birileri uğraşır bilim ile. 'Kader' dedin de Beyim; Kader mi bu sence..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
741
“
Hayranlık bu; Gizli, aşikâr, Bırak eleştirsin ! Bunda ne var..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
742
“
'Parodi' dedi, Evet sanat. Çayhane yada kıraat, Güldürdü bizi, Çaycı Rıfat…
— Mehmet Seydiyaroğlu
743
“
Vefalı, vefasız demedik, Sevdik be usta, hep sevdik, İnsanız ya 'insan' dedik…
— Mehmet Seydiyaroğlu
744
“
‘Unut’ dedi ‘unut’ Dönemezdi, dönmedi, 'Bir umut' dedi Sevgili, 'Umut.' dedi bekledi..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
745
“
Bayım Dünya bu; Eritiyor insanı potasında. Farkına varsa da varmasa da..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
746
“
Öyle ya; Bir ömür be Usta, Alıştık duyarsızlara ! Alıştık sonuçta…
— Mehmet Seydiyaroğlu
747
“
'Sen' dedi 'sağdan,' 'Sen ise soldan.' 'Denge!' dedi 'denge!' Birden bire bir adam…
— Mehmet Seydiyaroğlu
748
“
Usta be; Paran geçse ne, geçmese ne. Nazın geçmiyorsa Sevgiliye..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
749
“
'Kimsin?' dedim, 'Kendine gel' dedi. 'Nasıl yani ?' dedim, 'Mansur misali' dedi..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
750
“
Usta be; Aramazsan aramayandan, Bilmem ki; Dost olur mu ondan..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
751
“
Bilmem ki Usta acep ne ettik ? Kusurluyuz dedik,kusursuz sevdik..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
752
“
Bayım insanız, Budur şanımız. Fikirmi dedin ? Ölüm ortak yanımız…
— Mehmet Seydiyaroğlu
753
“
Niçin bu hüzün? Üzülme be dostum, Bugün varsın, yarın yoksun..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
754
“
Ey Can; Güzel söz tohuma benzer, Yeşertemezsin istesende. İncelik incitmeden, Gönüle ekmekte!..
— Mehmet Seydiyaroğlu
755
“
Somurtma yahu, Ömür dediğin ne ki? Hadi gülüver şimdi, Çok güzelsin çünki !..
— Mehmet Seydiyaroğlu
756
“
Yolumuz Hakka vara, On iki gül Zehra ana. Can Muhammed aşkına, Dedik ya cem ve cuma; Haydi mübarek ola!..
— Mehmet Seydiyaroğlu
757
“
Doğu'dan doğan ışık; Her yönde adalet. Mazlumun umudu; Evet bu asil millet !..
— Mehmet Seydiyaroğlu
758
“
Ey Can ; Hadi artık üzülme. Kişi karakterinin gereğini yapıyor neticede!..
— Mehmet Seydiyaroğlu
759
“
Bir öyle bir böyle, Bu nasıl sevgi söyle ! Sen taklitçi şey; Buyur şöyle…
— Mehmet Seydiyaroğlu
760
“
Dedi ki; 'Fikrimde değilse saygı beklemesin benden.' Dedim ki; Minicik birinden bu beklenmez zaten..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
761
“
‘Kasım ayı’ dedin de; Bir gün var ki içinde, Hüzünleniyoruz Beyim. Ecdat bu, Ecdat neticede..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
762
“
Bir ömür be Usta, Ne dersen de; Anlatamıyorsun sonuçta..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
763
“
Bayım insanız, Budur bizim şanımız. Sen hor görsen de; Ölüm ortak yanımız..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
764
“
Aylardan kasım, Onun da yasın. Kalk ey Şanlı Çınar; Analar ağlamasın..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
765
“
Bayım ; Fikri farklı olabilir, İnsan bu neticede. Asıl mesele 'insanız' diye sevebilmekte…
— Mehmet Seydiyaroğlu
766
“
Bayım biz insanız; Saygı zaten mecburi, Sahi sen hiç sevdin mi..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
767
“
'İsmin' dedim, 'Döndü' dedi. 'Nasıl yani?'dedim, Gülüverdi, 'Bahar misali' dedi…
— Mehmet Seydiyaroğlu
768
“
Dedik ya Usta; Kusurlu olsakta, Kusursuz sevdik sonuçta..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
769
“
Madde ! Evet en önde. 'Kanaat' dedin de Beyim; Bu mudur sence..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
770
“
Beyim; Gönül aşkın evi ise, ki öyledir, Öyleyse bu benlikte neyin nesidir..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
771
“
'Cem' ve 'Cuma', Hak Erenler yoldaşın ola, Hızır baba seni bula, Cuman bayram ola..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
772
“
'Anne' dedi, 'anne' Ne demekse ? Görmedik ki Beyim, Görmedik işte…
— Mehmet Seydiyaroğlu
773
“
Yunus’um Hünkâr Pîrim sana, Öyle ya; Dostun gül cemali Cennettir bana..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
774
“
Dedi ki; 'Aklım ermedi bu işe.' Dedim ki; ‘Ayak altında dolaşmak akıl işi mi sence..?’
— Mehmet Seydiyaroğlu
775
“
Gözünde kan, Gönlünde maraz. Nedir bu hınç ? Merhamet biraz!..
— Mehmet Seydiyaroğlu
776
“
Ey Can Hadi üzülme! Kim ne öğretmişki öğrenmek istemeyene..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
777
“
Derler ya; 'Sen insanoğlusun kör olamazsın' Körlük değil be Usta, Ezildik evet, ezildik sonuçta..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
778
“
Gönlün döndü mü bir kere; Gayretin galebe çalar o yöne. Sen istesende istemesende!..
— Mehmet Seydiyaroğlu
779
“
Düştü gurbete yolumuz, Kimi oğul kimi kız. Bayım biz bozkırın çocuğuyuz!..
— Mehmet Seydiyaroğlu
780
“
Âmâyım sevgili âmâ, 'Gözüne göz olurum' dedi Rıfat, Şahit olsun buna kâinat!..
— Mehmet Seydiyaroğlu
781
“
Kimi kıymet bilmez, Kimine denk gelmez. Üzülüyoruz be Usta, İster istemez…
— Mehmet Seydiyaroğlu
782
“
‘Neşelisin’ dedim, 'Sol yanım' dedi. ‘Nasıl yani?’ dedim, 'Sevgili' dedi; gülümsedi…
— Mehmet Seydiyaroğlu
783
“
GEYLÂNİ'DİR PİRLERİ
— Mehmet Seydiyaroğlu
784
“
DE ALLAH ALLAH
— Mehmet Seydiyaroğlu
785
“
Evlat aman ha; Çabuk darılanla yola çıkma, Hem beynini hem gönlünü yorarsın sonra!..
— Mehmet Seydiyaroğlu
786
“
Usta be ! Beyine kin yerine, Gönüle gül ekilse keşke. Kısacık ömür; iki hece neticede…
— Mehmet Seydiyaroğlu
787
“
'Aşk' dedi 'Aşk' 'Öyle ulu orta söylenmez.' Birden Mansurca bir ses; ‘Vah’ dedi ‘Vah’ ‘Özünü bilmez !'
— Mehmet Seydiyaroğlu
788
“
Ey Dost ! Aşıklık töresidir bu; Sevgili uyanıkken, Seven hiç uyur mu?..
— Mehmet Seydiyaroğlu
789
“
Birbirimizle didişmekten, Bir tebessüm etmeye vakit mi kaldı be kirve..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
790
“
Ey Sevgili ! Bilmez misin ; Seven sevdiğine naz eder, Söyle niçin bu keder?..
— Mehmet Seydiyaroğlu
791
“
Kuru laf, Peynirden gemi. Sahi Beyim; Hiç ezildin mi?..
— Mehmet Seydiyaroğlu
792
“
Ve kadın: “Duvarsın, duvar!” dedi ve gitti. Hikâye mi dedin? Evet, böylece bitti…
— Mehmet Seydiyaroğlu
793
“
Basireti kör, Beyinse köle. Bilmem ki Beyim; Bu inatlık niye?..
— Mehmet Seydiyaroğlu
794
“
Nasıl bir sevgi, Davası anlık. Seven uykuda, Sevgili uyanık!..
— Mehmet Seydiyaroğlu
795
“
Sen kadınım ! Ruh-u revanım, Yoluma yoldaşsın, Biricik ortak yanım…
— Mehmet Seydiyaroğlu
796
“
Ve Şair ekledi; Sevgili ! 'Gönlüme düşen ilk cemremsin.' dedi…
— Mehmet Seydiyaroğlu
797
“
‘Bir çay içelim mi ?’ Dedim öylesine, 'Şeker benden' dedi. İnci gülüşü ile…
— Mehmet Seydiyaroğlu
798
“
'Niçin bu kadar şirinsin?' dedim, Gülümsedi; 'Bilmez misin aşk inceliktir.'dedi…
— Mehmet Seydiyaroğlu
799
“
Tek derdi, Evet rahatlıktı; erdi ! Mutluluk şarkısı, Gerdikçe gerdi.
— Mehmet Seydiyaroğlu
800
“
Usta be; Birbirimize surat asmak yerine, Keşke gülücük kondursak çehremize. İnsanız ya neticede…
— Mehmet Seydiyaroğlu
801
“
Birden, 'Neyin var ki?' dedi aşka dair; 'Göz yaşı ile yoğrulmuş sabrım' dedi Şair…
— Mehmet Seydiyaroğlu
802
“
Bir varlık, bir darlık, Bayım bilmece; Dünya bu, Değişmez neticede!..
— Mehmet Seydiyaroğlu
803
“
Sen çabalamana bak, Ne anlatırsan anlat; Kişi gayreti kadar alır Evlât!..
— Mehmet Seydiyaroğlu
804
“
Ve Şair; 'Bu kavgada neyin nesi?' dedi, ekledi 'Geçen zaman değil, Ömründür !' dedi…
— Mehmet Seydiyaroğlu
805
“
Ey Sevgili ! 'İncelik nedir?' dedim, Birden başını eğdi; 'İncitmemek' dedi…
— Mehmet Seydiyaroğlu
806
“
Sen agâh ol, Su uyusun bırak. Vatan bu Evlât; Gerisi teferruat!..
— Mehmet Seydiyaroğlu
807
“
Yol Ehli-Beyt’in yolu, Pir’im Hünkâr Veli; Hüseyin’im Zehra’nın gülü, Medet Ya Esedullah Ali!..
— Mehmet Seydiyaroğlu
808
“
İnan inanma, O'ndan O'na. Ah be zerrecik ! Ne oldu sana…
— Mehmet Seydiyaroğlu
809
“
'Hoşçakal' dedi, 'Sol yanım' dedim, Gülümsedi; Gülyüzlü Sevgili…
— Mehmet Seydiyaroğlu
810
“
Ey Sevgili; Hani demiştim ya 'Belî' Bağladım gönlümü, O günden beri…
— Mehmet Seydiyaroğlu
811
“
Adam ! Evet Adem. Sahi Bayım, Bu ayrım neden?..
— Mehmet Seydiyaroğlu
812
“
Ey Can; Seven zaten yol bulur, Sevmeyenin yolu, Mazeretle doludur!..
— Mehmet Seydiyaroğlu
813
“
Bunca mazeret, Bayım hayret. Ne bu palavra, Nasıl bir gayret !..
— Mehmet Seydiyaroğlu
814
“
Aman ha Evlât burası dünya. Bugün tekme attığına, Yarın muhtaç olursun sonra..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
815
“
Evet; 'Sevgi, incelip incitmemektir.' Dedi Şair…
— Mehmet Seydiyaroğlu
816
“
Ey Oğul; Başkasının fikrine saygılı ol. O ne olursa olsun, Sen insanoğlusun…
— Mehmet Seydiyaroğlu
817
“
Dedi ki; 'Dile benden ne dilersen?' Dedim ki; 'Zaten ben, sensin sen.'
— Mehmet Seydiyaroğlu
818
“
Ve Şair ekledi; 'Hangi güzellik bedelsiz ki?' dedi. Gülümsedi…
— Mehmet Seydiyaroğlu
819
“
Her mevsim bir fikir, Evet; 'Fikir misali.' dedi Şair…
— Mehmet Seydiyaroğlu
820
“
Hamı pişireceği yerde, Pişmişi ham etmekte. ‘Cahil’ dedin de Bayım; Sahi kim sence..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
821
“
Ey Can ! Herşeyi aklına takma, beynini yorarsın. Gönül pencerenden bak ki, huzur bulasın…
— Mehmet Seydiyaroğlu
822
“
'Gün doğmadan neler doğar.' derler ya, Neler doğmasada o'gün, Doğacak be Usta, Doğacak sonuçta…
— Mehmet Seydiyaroğlu
823
“
Gülüverseydik keşke, Didişmek yerine. Usta be ! Fikirler çiçekler gibidir neticede…
— Mehmet Seydiyaroğlu
824
“
Ey Can; 'Bir söz söyle' dedi, 'Kardeşliğe dair.' 'Her fikir bir çiçektir.' Dedi Şair…
— Mehmet Seydiyaroğlu
825
“
Yerde kan damlası, Barut yüklü bulut. Barışın çocukları; 'Umut' dedi 'umut'!..
— Mehmet Seydiyaroğlu
826
“
Hadi; Bu ümitsizlikte niye? Dünya bu neticede, Olan olmuş bir kere, Yeniden başlıyoruz birlikte…
— Mehmet Seydiyaroğlu
827
“
Kin tohumu yerine, Gül serpiştirselerdi keşke. Cahil dedin de Bayım; Tarifi nedir sence..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
828
“
Evet; Aşk bu çile, Sevdik be Usta. Sevdik bile bile!..
— Mehmet Seydiyaroğlu
829
“
Elbette hak yerini bulmuş, Sen ey benlik, Ne olduysa sana senden olmuş!..
— Mehmet Seydiyaroğlu
830
“
Evet; ‘Denge’ dediler 'denge', Kardeşi kardeşten ettiler. Kimini zındanda, Kimini darağacında çürüttüler!..
— Mehmet Seydiyaroğlu
831
“
Evet ! Her bakışı bir şiir, ‘Şiir bakışlım’ dedi Şair…
— Mehmet Seydiyaroğlu
832
“
'Denge, denge' dediler, Heyhât; Kimini darağacında, Kimini zindanda çürüttüler!..
— Mehmet Seydiyaroğlu
833
“
Pîrim der ya; 'Demiri demirle dövdüler.' Heyhât; Gencecik beyinleri, zindanda çürüttüler!..
— Mehmet Seydiyaroğlu
834
“
Devrimci Derviş; 'Ya hu' dedi 'Bu ne iş ?' Dedim ki; Mansur bu, Gerekeni söylemiş!..
— Mehmet Seydiyaroğlu
835
“
Seven sensin, Sevdirende sen. Sevgili ! Sevmeseydin sever miydim ben..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
836
“
Evet, önce vatan ! Bugün Bayram. Tüm ecdâda selâm, Dedik ya Evlât; Son yurdumuz bu vatan!..
— Mehmet Seydiyaroğlu
837
“
Gam, keder, Dost; dünya bu geçer, 'Kimine zindan, kimine cennet' der; Taif'te taşlanan Peygamber!..
— Mehmet Seydiyaroğlu
838
“
'Cahil' dediler, Diplomasız çobana, Bayım bir çıkar uğruna; Kıydılar bunca cana!..
— Mehmet Seydiyaroğlu
839
“
İnsan bu neticede; Oturup eleştireceğine, Kalk da, Güzel eylemler sergile!..
— Mehmet Seydiyaroğlu
840
“
Evet ; Başkasının kusuruyla uğraşmaktan, Başını kaşıyacak vakti yok zavallının !..
— Mehmet Seydiyaroğlu
841
“
Ve ekledi; 'Çok özleyeceğim seni.' dedi. Dedimki ; 'Ey Sevgili biz ayrımıyız ki ezelden beri..?'
— Mehmet Seydiyaroğlu
842
“
Dediki; 'İyilik iyidir.' Dedimki; Ey Dost ! 'İncitme' diyen kimdir ? Evet Aşk benim mezhebimdir…
— Mehmet Seydiyaroğlu
843
“
'Anılar' dedinde Usta; Burası dünya. Kısacık ömür, Evet anlık bir rüya!..
— Mehmet Seydiyaroğlu
844
“
BURASI DÜNYA
— Mehmet Seydiyaroğlu
845
“
Cüce gayret, Hayret Beyim hayret. Minicik tepe; Dağ görünür elbet..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
846
“
Ne sırmalı kaftan, Nede yamalı fistan. İnsan bu Bayım; Değil mi Haktan..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
847
“
Sen ! Kaf Dağındaki cüce; Küçülmez kimse, Senin küçümsemenle !..
— Mehmet Seydiyaroğlu
848
“
Görüşü ne olursa olsun, İnsan bu Usta ! Sevdik, hep sevdik, Uzaktanda olsa…
— Mehmet Seydiyaroğlu
849
“
Usta be ! Herkes severim derde; Karşılıksız sevene, Ne derler sence..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
850
“
Aşk bu Dost; Kimine gam, Kimine can. Talipsen, imtihan!..
— Mehmet Seydiyaroğlu
851
“
Dedi ki; ‘Kimi gül, kimi diken.’ Aynı suyu içen, Güle dönüşür birden.
— Mehmet Seydiyaroğlu
852
“
Küçümsedi, Basit gördü güya. Buyrun Kafdağı; Tepeden tırnağa riya!..
— Mehmet Seydiyaroğlu
853
“
Firavun bu; İddiası ilahlık. Benlik zirvede, Taklitçi mahluk!..
— Mehmet Seydiyaroğlu
854
“
Bir bayramlık alana, Yanında bir gönül bedava. Bayram dedin ya Bayım; Bayram bu sonuçta…
— Mehmet Seydiyaroğlu
855
“
Meylin nereye ise, Gayretin o yöne. Boşuna mazeret; Değişmez netice!..
— Mehmet Seydiyaroğlu
856
“
Engerek zehrinde, Yoğrulduk bunca zaman. Kalmadı çiğ yanımız, Aman Allah'ım aman..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
857
“
'Aman' dedim 'aman' Düşecek çukura, 'Diyemedim' demişti ya; Toz kondurmam ona!..
— Mehmet Seydiyaroğlu
858
“
'Canım' dedi, Canımın içi. Ve ekledi; 'Ben de sen yetmez mi?' dedi…
— Mehmet Seydiyaroğlu
859
“
Usta be; Kusurluyuz, Hata ettik, ettikte Vefasızlık etmedik!..
— Mehmet Seydiyaroğlu
860
“
Keşke vedalaşmaya bir sınır getirilseydi ! Sevgili; Seven sevdiğinden ayrı mı ki..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
861
“
Bunca çileye inat, 'Gülüşün" dedim' gülüşün." 'Nasıl yani?' dedi, 'İnci misali.' dedim…
— Mehmet Seydiyaroğlu
862
“
Küçümsedi, dedi ki; 'Benim onlarla işim olmaz.' Dedim ki; zaten onlar da, Seni insan yerine koymaz!..
— Mehmet Seydiyaroğlu
863
“
Ey Sevgili; Dilim de sen, Gönlüm de sen. Ne yana dönsem; Ben ben değil, Sensin sen…
— Mehmet Seydiyaroğlu
864
“
İnceldik, İncitmemek uğruna. Bir kere bile olsa, İncitmedik be Usta!..
— Mehmet Seydiyaroğlu
865
“
Nedir bu çehre ? Bunca külfet, 'Bir tebessüm.' dedim; Ne olur lütfet…
— Mehmet Seydiyaroğlu
866
“
İnsanız Bayım; Budur ortak yanımız, Geldik gidiyoruz, Mesele farkında olmamız!..
— Mehmet Seydiyaroğlu
867
“
Ey Can ; Mahkumsan akıl hisarında, Aşka kanat çırpma. Mahçup düşersin sonra!..
— Mehmet Seydiyaroğlu
868
“
Evet; Katarımız on iki imam. Kimine zindan, kimine urgan. Beyine pranga, akla ziyan..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
869
“
Dedim ki; 'Sevgili, çayın rengi gülden,' Dedi ki; 'Kokusu benden.' Hadi içelim bi çay istersen…
— Mehmet Seydiyaroğlu
870
“
Âgah ol; Ha Firavun ha moğol, Düşman uyur mu hiç Ey Oğul!..
— Mehmet Seydiyaroğlu
871
“
'Torun' dedin de; Oğuldan olan hep önde. Sahi Beyim ! Hak mı bu sence..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
872
“
Şartlanmış beyin, Yığınla köle. Nedir bu doyumsuzluk; Doğuruyor habire..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
873
“
Dedi ki; 'Ne idik ne olduk?' Dedim ki; Yokluk bu, Gam ile dolup aşk ile yoğrulduk…
— Mehmet Seydiyaroğlu
874
“
Oyun içinde oyun, Uyutulmuş beyin. Cananı candan ettiler, Bak cambaza Beyim!..
— Mehmet Seydiyaroğlu
875
“
Hüzün Gülü; Öz yurdundan ettiler, incittiler seni Sen Sevgili, İncitmedin ki kimsecikleri!..
— Mehmet Seydiyaroğlu
876
“
Pir Kulfakir der ya; 'Çıkarma gönlünden, Dinim imanım. Sana muhtaç, sana nâlânım.' Ey Gül Şehrindeki Gül Sultanım!..
— Mehmet Seydiyaroğlu
877
“
Şair der ya; 'Öz yurdunda parya.' Ayasofya, Kırıldı zincirler sonunda, Öyleya kim demiş, Gönüllere vurulur pıranga!..
— Mehmet Seydiyaroğlu
878
“
Ey Can dedim; İncinir, incitmezsin. Sahi sen kimsin ? 'Bilmiyor musun?' dedi, Vallahi Aşk olsun…
— Mehmet Seydiyaroğlu
879
“
Ey Can ! Kâbe dedin de; Kimi evin, kimide ev sahibinin derdinde, Gönül buya, gönül neticede…
— Mehmet Seydiyaroğlu
880
“
'Sen kimsin?' dedi, 'Hem ederin ne.' Dedim 'Hiç, hiçim işte.' Yetmez mi bu sence..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
881
“
Hoşgörü yerine, Kin yüklediler beyine. Kurbanlar sunuldu Bayım; Gölgelerin gücüne!..
— Mehmet Seydiyaroğlu
882
“
Hey Hak ! Vicdandan yoksun, Şefkatten ırak, Mangalda kül kalmadı; Üfleme bırak!..
— Mehmet Seydiyaroğlu
883
“
İncitmem insanı, İnan ölsemde. Gölge misali ölüm; Zaten ensemde!..
— Mehmet Seydiyaroğlu
884
“
Dedim ki; 'Yüzünde tebessüm, Sahi hep böyle misin?' Birden öyle bir gülüverdi; İnan ömre bedeldi!..
— Mehmet Seydiyaroğlu
885
“
Bahar mı gördük Beyim? Zehmeride çiçek aç dediler açtık, Açtıkta, ötelediler, 'Buda neyin nesi?' dediler Çünkü kördüler!..
— Mehmet Seydiyaroğlu
886
“
Edep ya Seydiyaroğlu ! Hünkârım ne buyurdu; Yolki erenler yolu, İncinsende incitme kulu!..
— Mehmet Seydiyaroğlu
887
“
'Çocuklar gibisin.' dedi, 'Sevimli', dedim ki; 'Sevgili, şımartan sensin, Suç benim mi..?'
— Mehmet Seydiyaroğlu
888
“
Mevsimler misali, Fikirler çiçekler gibidir. Sahi Beyim insan insanı Niçin incitir..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
889
“
İstediğin kadar gerçeği söyle, Dinletemezsin ön yargılı kişiye. Evet; Fikri sabittir neticede!..
— Mehmet Seydiyaroğlu
890
“
Aşıklık töresi bu; Ta Adem'den beri. Biz hiç ayrılmadık ki, Ey Sevgili..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
891
“
'Cahilsin' dedi, 'Hem kim oluyorsun sen ?' Dedim; 'Ben Âdem'den, Değilim ki kitap yüklü merkepten!..'
— Mehmet Seydiyaroğlu
892
“
Ey Dost ; Beyine kin, Gönüle kezzap suyu döktüler. Seni bana, Beni sana düşman ettiler!..
— Mehmet Seydiyaroğlu
893
“
Söyle be Hafız; Abdestin telafisi belli; Sahi insanı incitene, Ne demeli..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
894
“
Nedir bu Azizim, Herşeyden şüphe, Evet şüphelisinde; Şüpheleri üzerine çekme..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
895
“
Dost; Bırak şu umutsuzluğu, Nerde görülmüş aydınlığı, Karanlığın boğduğu..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
896
“
Ey Dost ! Eritsede dünya potasında; Yürüyoruz birlikte sonsuzluğa. Öyle ya yeniden doğuşa..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
897
“
Cemre misali, Ak düştü saçlarımıza be Usta. Eritiyor neticede, Dünya insanı potasında..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
898
“
Düşün bir an; Peygamber Âdem atan, Hacı Bektaş, Hacı Bayram, Özün özümdür ey Can..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
899
“
Dev aynasında cüce ! Bu kibrin neden ? Bulunmaz Hint kumaşı, Öldürdü gülmekten…
— Mehmet Seydiyaroğlu
900
“
'Söz dinletemiyorum ki' dedi, 'Hayırdır' dedim, Birden bir of çekti; 'Sol yanım' dedi ve gitti…
— Mehmet Seydiyaroğlu
901
“
Azizim aşk bu; Akılla tartma, Akıldan çıkarsın sonra!..
— Mehmet Seydiyaroğlu
902
“
Evet; Mor çiçekli, çam kokulu dağlar, Şehirden uzakta, Orada bir köy var…
— Mehmet Seydiyaroğlu
903
“
Doyumsuz hırs, Nedir bu gayret ? Buyrun mutluluk; Al sana cinnet..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
904
“
Edep ! Kim demiş? Bilmem ne demek, Evet haddini bilmek, İncinip incitmemek…
— Mehmet Seydiyaroğlu
905
“
Derler ya; 'Edep yâ hû' Evlat işte mesele bu..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
906
“
Ey Dost; 'Sanatçı' dedin de, Dokunur gönlümdeki bam teline ! Herbiri Davudî sesiyle…
— Mehmet Seydiyaroğlu
907
“
Evet 'Sanatçılar'; İnsanlığı kucaklayan, Birer gönül elçileridir.' Dedi Şair…
— Mehmet Seydiyaroğlu
908
“
Aldırma be Usta; İncitmediklerimiz, İncitti bizi sonuçta!..
— Mehmet Seydiyaroğlu
909
“
Ey Can; Küçümseme, hele bi dinle. Görüşü ne olursa olsun, O bir insan neticede!..
— Mehmet Seydiyaroğlu
910
“
Masum bakışlı çocuk, Gözleri boncuk, Sen şefkat çiçeği, Gül dalında tomurcuk!..
— Mehmet Seydiyaroğlu
911
“
'Yine daldın, dedim deryalara,' Eğdi başını sol yanına, Söyle dedi Kirve söyle; Ne yaptık ki biz bu vefasızlara..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
912
“
Etliye karışma, Sütlüden kaç. Bayım ahraz kölenin, Acep pahası kaç..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
913
“
Sevgili ! Sahi neydi o öyle ? Taş çıkarttın güllere, O inci gülüşünle…
— Mehmet Seydiyaroğlu
914
“
'Ömür' dedim 'ömür, İki hece.' Dedi ki; Madem öyle, Bir çay içelim mi Misafirce..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
915
“
'Hayvan' dedi 'hayvan', Bayım o da bir can. Hani merhamet? Bu nasıl insan..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
916
“
Tüm mahlukat, Değil mi Hak'tan? Aman ha Evlat; Şefkatli davran..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
917
“
Herşey zıddıyla; Yunus'da lazım, Kasım'da lazım. Dünya bu, aldırma Cancağızım..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
918
“
'Dertlisin' dedi 'Söylesene yoksa şair misin' Dedim ki; Dert söyletir, bilmez misin..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
919
“
Bayım; Çile ile yoğrulmuş hamurumuz, Görmedik ki; Baş koyacak bir omuz..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
920
“
Rehberim; Gülyüzlü örneğim, İşte beynim, Sana emanet öğretmenim..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
921
“
Ey Oğul; Bırak kim ne derse desin, Sen insanoğlusun. İçin hak dışın halkla olsun..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
922
“
'Parodi' dedi Şair 'parodi' Evet güzel sanat, Bu ne çehre, bin parça surat ? Gülsün yahu hadi Gül ,dünyaya inat..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
923
“
Usta be ! Ölüm öldürülmemişken, Vakit öldürüyoruz, Fikir ayrılığı yüzünden..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
924
“
Aman ha evlât; Tökezledi mi bir devlet, Biner tepesine, Yetmiş iki millet..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
925
“
Bak evlat ; Aşk yolu bu Taşlasınlar bırak. Kaldımı çiğ yanımız Asıl sen ona bak..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
926
“
Ey Can ! Sevgi insanın özündedir; Görene! Dile ne hacet; Bilene..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
927
“
İyi niyetimizden vurdular usta… Evet iyi niyetimizden ! Ödümüz kopardı oysa incitmekten…
— Mehmet Seydiyaroğlu
928
“
Sen Çamur adam; Nedir bu gıybet ? Bu ne iftira, izi kalsada. Kim demiş güneş, Sıvanır balçıkla..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
929
“
Ömrünü verdin, Eline ne geçti ? Dedim; Birden başını eğdi, gülümsedi, Mecnun misali mi ? Dedi…
— Mehmet Seydiyaroğlu
930
“
Beyninde kin, Zihninde su-i zan ! Bu nasıl bir salya ? Hep bir ağızdan…
— Mehmet Seydiyaroğlu
931
“
Hani derler ya; 'Kaşın çeğmelenmiş kiprik üstüne' Sevgili ! Beni benden aldın İnci gülüşün ile. Sahi neydi o öyle ?..
— Mehmet Seydiyaroğlu
932
“
Ey oğul ! Toprak hamurun, Aşktır suyun. Aman ha evlat; Kıymetini bil yurduyun..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
933
“
Ve şair ekledi; 'Taş çıkarttın güllere' dedi, O gülüşün ile sevgili…
— Mehmet Seydiyaroğlu
934
“
Hani Şair der ya; Korkma ! Aman ha Evlât ! Sahip çık bu cennet Vatana. Selâm olsun, 'Ya İstiklâl ya ölüm.' diyen, Şanlı atama..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
935
“
Şöyle bir baktı, 'Nerelisin?' dedi, 'Norüyon?' dedim anladı, 'Gurban olurum.' dedi, ağladı…
— Mehmet Seydiyaroğlu
936
“
Mehdi mi? Gelirse eyvallah. Bak işte geldi Rasulullah. Bunca ulema, nice evliya; Bilmem ki, yetmiyor mu sana..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
937
“
Bu nasıl bir incelik, Yahu güldürme. Gül koklamak yerine, Laf sokarsın habire..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
938
“
Birden alaylı çehresiyle; 'O kim ki?' dedi öyle, Dedim ki; 'O bir insan yetmez mi sence..?'
— Mehmet Seydiyaroğlu
939
“
Hadi kör, Bari nankör olmasa. Ne yapsak, ne etsek, Yaranamadık be Usta..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
940
“
'Fikirler' dedi, 'Mevsimler misali.' Dedim ki; Sevgili, Bunca çiçekler, Niçin sürgün yedi..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
941
“
Devlet bu ! Hem ekmeğini ye, Hem de diş bile. Sahi Bayım; Bu doğru mu sence..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
942
“
Evet hoyratlık ! Herşeye bahane. De hele kirve; Kader mi bu sence..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
943
“
Aldırma be Evlat; Hani 'Başka kapı varmı ki?' demişti, Evet zaten gidecekti..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
944
“
Dost, der ya Aşk Eri Nesîmi; 'Vay başıma!' Evet Bayım alıştık, Bunca münkir taşına..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
945
“
'Niyetli misin?' dedi, 'İyi niyetliyim.' dedim, Gülümsedi; Gül yüzlü sevgili…
— Mehmet Seydiyaroğlu
946
“
Kul ve yol, Der ya Nesîmi; 'Minnet eylemem.' Beyim işte söylem. Başka birşey bilmem…
— Mehmet Seydiyaroğlu
947
“
Yaprak düşecekse, Sonbahar bahane. Ey Can üzülme; İnsan bu neticede…
— Mehmet Seydiyaroğlu
948
“
'Çay mı dedi kahve mi ?' Dedim ki Sevgili; 'Şekeri senden mi ?' Bir gülüverdi, Dedik ya; Bin ömre bedeldi…
— Mehmet Seydiyaroğlu
949
“
'Bi fırsat, bi bahane.' Derken içten içe, Demez mi Sevgili birden bire; 'İçelim mi birlikte bir kahve ..?'
— Mehmet Seydiyaroğlu
950
“
‘Eskici’ dedim, ‘eskici !’ Döndü birden, Dedim ki ‘Yıpranmış gönül de alır mısın ?’ 'Ücreti ?' dedi, ‘Bir tebessüm’ dedim, Gülümsedi…
— Mehmet Seydiyaroğlu
951
“
'Alevi misin?' dedi. Dedim ki; 'Âşığa mezhep mi sorulur Sevgili ?' Bir gülüverdi, Gülüşü bin ömre bedeldi…
— Mehmet Seydiyaroğlu
952
“
Sahte mutluluk, Sınırsız alem. Sanal' dedi 'sanal', Biricik ailem..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
953
“
‘Kahve’ dedim, ‘Bi kahve içelim mi ?’ Gülüverdi, neşelendi; ‘Kırk yıl geçse, unutmam bugünü’ dedi Sevgili…
— Mehmet Seydiyaroğlu
954
“
Beyim ; İblisi iblis yapan ahlaksızlığı değil, Çok bilmişliğidir…
— Mehmet Seydiyaroğlu
955
“
Evlat ; Maddeye tapanlardan merhamet beklemek, İblisten sadaka beklemeye benzer..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
956
“
Sen kuru bilgi, semiren benlik, Bu ne kibir, nedir bu bencillik ? Hani merhamet, nerde şefkat, Aşksız bilgi, işte cahillik..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
957
“
Nedir bu kin, ne bu hınç ey vefasız ? Ne yaptı ki sana sevmekten başka ? Sen şefkatsiz gönül, çürümüş beyin. İdris mi İblis mi bilmem ki ne deyim..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
958
“
Garip geldi, garip gidiyor hak olan, Anlamaz ki basireti kör olan. Sen Ey Hakk adına saldıran, Yolun hak ise hani şefkat be adam..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
959
“
Dedim ki; Ey Zat, ne olur merhamet, biraz da şefkat. Dedi ki; Vay seni mürted..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
960
“
Ahsen-i Takvim üzere yaratılan insan, Elestü'den kalkıp dünyada imtihan olan, Buyurdu Gül Muhammed Mustafa'm; 'En hayırlı insan, insanlara faydası olan'…
— Mehmet Seydiyaroğlu
961
“
Gaffar olan Allah affetse bile, 'Hayır ben affetmem.' diyorsun. 'Merhamet etmeyene merhamet edilmez.' Zavallı, bunu bilmiyor musun..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
962
“
Yatanı sever mi Allah ? 'Veren el alan elden üstündür.' buyurmadı mı Rasulullah ? Öyle ise haydi bismillah…
— Mehmet Seydiyaroğlu
963
“
Eşref-i mahlûkât olan, Hakk'ın en güzel eseri insan, Gönlün sevgiyle dolsun, Bayramın bayram olsun …
— Mehmet Seydiyaroğlu
964
“
'Sadece benim yolum hak.' 'Olur mu benim ki en büyük Zat.' 'Olmaz, hani ayet, sizin ki bid'at.' Nasıl kardeşlik bu heyhât..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
965
“
Mübin olan bu din, Tekelinde mi senin ? Ben 'Elif' dedim, Sen 'Vav'ı beğenmedin..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
966
“
Hele bir söz et Hak Dostlarından, Biri ayet ister, diğeri gerici der. Görse bunları Pîrim Hacı Bektaş, Aşık Yunus Bilmem ki acep ne der..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
967
“
Senin kaç tane yüzün var bir baksana bana ! Yakışır mı ikiyüzlülük Allah'ın güzel kuluna ? Bak ne diyor Aşk Eri Mevlana; 'Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.' Hadi Allah aşkına…
— Mehmet Seydiyaroğlu
968
“
İblis diyor ki 'Ben' Sen diyorsun 'Ben' Etme boğulursun benlik bataklığında, 'Ben' dedikçe sen..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
969
“
Muhammed'dir muhabbet, En güzel huyu şefkat. Bürünürsen ahlakına, Ne gam kalır, ne de dert…
— Mehmet Seydiyaroğlu
970
“
Firavun ve Karun'un altın, akçesiyle, Aşk pazarından dervişlik elbisesi satın alınmaz..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
971
“
Niçin sadece benim yolum haktır deyip Hak'ka giden yolları çok bilmişlik ve kibir ağıyla örmeye hatta inkara yelteniyorsun? Sahi ne oldu İblis'in sonu bunu bilmiyor musun..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
972
“
Dünya'nın dönmesi insanlara fayda, Vefasızın dönmesi kendine zarar verir..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
973
“
Rabb'imizin Settar ve Gaffar olduğunu bilipte, başkasının kusuruyla uğraşan, kendi ayıp ve kusurunu görmeyenden daha şefkatsiz ve basiretsiz kim olabilir..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
974
“
Ey Can; Neden 'Niçinlerle' vakit geçirirsin? Demez mi Erenler: 'Yolumuz dikenli ayağını seven gelmesin..!'
— Mehmet Seydiyaroğlu
975
“
Evet; İnsan hakları güya, Hadi gül oyna. Koşun dünya çocukları, Mutluluk şarkısıyla…
— Mehmet Seydiyaroğlu
976
“
Ey Dost ! Unutur mu çelik, aldığı suyu, Kim demiş; Aydınlığı karanlığın boğduğu…
— Mehmet Seydiyaroğlu
977
“
Dost; Hadi asma çehreni, Burası dünya. Bir varsın bir yoksun, Ömür bu; Kısacık sonuçta…
— Mehmet Seydiyaroğlu
978
“
Beyim nedir bu kin, Bu nasıl bir zehir ? Kimi mideden, Kimi beyinden zehirlenir..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
979
“
Bu nasıl bir taassup, Bildiğini okur. Beyninde örümcek; Durmadan dokur..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
980
“
Her aşık da yazar amma, Seydiyarim aciz başka. Çok mürşitler gördüm amma, Can Köprücüm bir başka…
— Mehmet Seydiyaroğlu
981
“
Hizmet etti Gönül Erine, Kutb-u Zaman Köprücü'me, Ne mutlu Hamdi Baba, Sen Çamancızâde'me…
— Mehmet Seydiyaroğlu
982
“
Bab-ı Umutlu beldesi, Yeşil Sultan künyesi, Hakk vermiş ilm-i Vehbî, Evet, zamanın Adviyesi…
— Mehmet Seydiyaroğlu
983
“
Mahsenli'min bendesi, Gül kokuyor tekkesi, Hamzalı'da kendisi, Nuri Dedem türbesi…
— Mehmet Seydiyaroğlu
984
“
Ey Dost; Bırak şu post derdini, Bir varsın, bir yoksun. Yazık, varsın oyalansın dursun..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
985
“
Ey Dost ! Akıl nimettir bilene elbet, Heyhât; Dolu beyin kin ve nefret..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
986
“
Sahi nedir bu kibrin, bilgin. Acep ne oldu sonu İblis'in..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
987
“
Beyim; İlmin, bilgin güzelde; Merhamet, şefkat nerde..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
988
“
Beyim; İlim bilmektir, Bilmem ki kibir ne demektir..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
989
“
Hakk'ın eseri insan, Ezelî nurdan. Ebede yolculuk; Haydi davran..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
990
“
Zihninde benlik, neylesin beyin? Güzel olan ahlaktır, sûret değil..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
991
“
Sevmese yaratmazdı güzeller güzeli Rabbimiz. Bizi bize bırakırsan acep ne olur halimiz..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
992
“
Ankara'da Gül Baba, Evet yol ortasında, Hacı Bayram dedik ya Dost; Hemen yanıbaşında..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
993
“
'Aşk' dedim gerildiler, 'Kıyıyorsun, kıyılıyoruz, kıyamıyoruz.' dediler. Oysa kıyan tabip, kıyılan hasta idi bilemediler, Yazık öylece çekip gittiler…
— Mehmet Seydiyaroğlu
994
“
Ey Dost; O'ndan geldin, O'na yolcusun. Verirken sordu mu, alırken sorsun..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
995
“
Ne bu hırs azizim, Habire incitirsin. Kul bu kusursuz olmaz, Sen kusursuz musun..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
996
“
Aşk evveli, Sonsuz ahiri, Ey Vedud olan Sevgili, Bırakma bana beni…
— Mehmet Seydiyaroğlu
997
“
Evlat; Sen yeterki çiçek ol, Bal arısı bulur bir yol. Gelirse merkep arısı, Gel sabret, oda bir kul..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
998
“
Ey Evlat ; Demir bükülmez ise hizaya gelmez, Çile çekmeyen elbette pişmez..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
999
“
Asla ümit kesme Evlat, Gaffar'dır çünkü Hak, Sevmese yaratmazdı, El-Vedud olan Rab…
— Mehmet Seydiyaroğlu
1000
“
Ey Dost! İblis asla vazgeçmez senden, Sen niçin ümit kesersin ki Şefkatli Sevgiliden…
— Mehmet Seydiyaroğlu
1001
“
Ey Belh'linin Hamuşu; Herkes seni anlasaydı, Her mahallede bir Mevlana olurdu. Dedik ya dost; Huu Huu, evet doğrusuda bu…
— Mehmet Seydiyaroğlu
1002
“
Gündüzünde rahmet, Gecesinde kandil var. Ey Canlar; Mübarek olsun üç aylar…
— Mehmet Seydiyaroğlu
1003
“
Göz ki, bürümüş kin. Merhamet nerde ? Sahi Beyim; Bu ip kimin elinde..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
1004
“
Ezelde dedik ya 'Beli' Sanat ki ezeli, Evet Bayım; Değil mi insan en güzeli..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
1005
“
Bürümüş dünya, Habire sırtlan. Saray virane, Bakar mı Sultan..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
1006
“
Ey Mevlana'mın Hamuş'u,Hak Şems'i, Değil miydik gönlünde, ezelde, elestüde? Söyler isek bak bekliyor Kasım, Elinde yağlı urgan ile..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1007
“
Baksana Bayım; Aynadır O sana Yaratılanda güzellik, Kusuru kendinde ara..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1008
“
Günahından dolayı mahçup olan kul; Ayıplayandan üstündür ey Oğul..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1009
“
Kaskatı kalp, Nedir bu surat ? Nerdesin sevgi, Sen Ey Şefkat..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1010
“
Kaf dağında burnun, Nedir senin derdin ? Etme be Azizim, Arşa çıktı zulmün..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1011
“
Ey Can: Körlük gözde değil, gönülde. İşte Medine, Sahi Karen nerde..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
1012
“
Dünya bu ! Eritir potasında insanı. Azizim ; İncin ama incitme, Cümle can taşıyanı
— Mehmet Seydiyaroğlu
1013
“
'Şeker' dedim, Gülümsedi. ‘Anladım; Şükür’ dedi Sevgili…
— Mehmet Seydiyaroğlu
1014
“
Burda misafirsin, Ebede gideceksin. Aman ektiğine dikkat et, Orda biçeceksin..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1015
“
Binmiş benlik atına, Dolu dizgin baksana. Ağız dolusu salya, Aman evlat sakın ha..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1016
“
Bir canda iki ten, Gül annem; goncası ben. Dağ gibi sığındığım, Sensin annem sen..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1017
“
Nedir bu benlik, Nerden bulaştı bize ? Ne yapmıştı ki atamız, Kovulmuş iblise..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
1018
“
Can bu; Canana vefasızlık eder mi? Ey cibilliyet; Sence bu kader mi..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
1019
“
Kaskatı kalp, Hani yaratılana şefkat ? Sen asık çehre, Söyle merhamet nerde..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
1020
“
Elestü, evet Galu Bela! İmtihan sahasıdır bu dünya, Ne çileler çekti bunca enbiya. Öyle ya; İpe çekilmedimi Mansur aşk uğruna..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
1021
“
Ey Can Ezelden ebede gideceğiz, Hangi peygamber güldü ki, biz mi güleceğiz, Öyle ya O'ndan geldik, O'na döneceğiz…
— Mehmet Seydiyaroğlu
1022
“
Evet, Ey Dost; Bir yol ki uzun ince, Biter birgün gündüz-gece, Aşk söyletir hece hece, Der ya; 'Gidiyorum gündüz gece.'
— Mehmet Seydiyaroğlu
1023
“
Aman ha Oğul ! Düştünmü dara, Muhtaç olursun ona, Devlet bu evlat; Babadır sana..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1024
“
Evet! Boynunda urgan, Körpecik fidan. Bu nasıl bir salıngaç; Gah sağdan, gah soldan..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1025
“
Ey Dost! Vatan dedin de; Her biri ayrı ırktan gözükse de, Diz çöktüremezler bu asil millete..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1026
“
Evet ölümsüz fikir, Ebede giden. Beden bu Bayım; Ölecekti zaten..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1027
“
Onu ret, bunu ret. Bu nasıl bir davet; Sen ey taassup ! Nerde merhamet..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
1028
“
Vefasız bu vicdan olmaz, Münkire meşrep sorulmaz. Der ya Aşk Eri Mevlana; 'Kula vefası olmayanın, Hakk'a vefası olmaz.'
— Mehmet Seydiyaroğlu
1029
“
O bir ayna, Ne yaptı ki sana? O sensin, Sormadı ki seni sana…
— Mehmet Seydiyaroğlu
1030
“
Nedir bu benlik ? Hani Harun, ne bu Karun. Sanırsın Musa; Bakarsın Firavun..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1031
“
Gül Muhammed'im, Sırtındadır gülcüklerin. Ey şefkat peygamberim, Şefaatini dilerim…
— Mehmet Seydiyaroğlu
1032
“
Dost; Burası dünya, evet bir saha. Kul imtihanda, Görünüş mü, sakın ha ! Bekle bak sonuna…
— Mehmet Seydiyaroğlu
1033
“
Ey Can; Nedir bu hüzün ? Ölmeyeceksin. Ezelden geldin, ebede gideceksin..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1034
“
Ey Dost! Emek dedin de; Kimi işçi, kimi işveren. Alnımızın yazısı silindi Beyim terlemekten..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1035
“
"Hani der ya; 'Ayın şavkı vurur sazım üstüne.' Dost! Dokundun yine gönlümdeki bam teline. Öyle ya, Gül mü koklanır hiç; Gül'ün üstüne…"
— Mehmet Seydiyaroğlu
1036
“
Ey Can; Bırak kim ne dedi, Aşk'a hudut olsa idi, Mansur ipe çekilir miydi..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
1037
“
Ey Can ! Gülsün işte, Aldırma dikene, Gül dedin de; Gülden köre ne..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
1038
“
Çilem ! Nedir bu çehren ? Hadi gül, Biricik gültanem…
— Mehmet Seydiyaroğlu
1039
“
Derler ya; 'Terk et Leyla'yı, Mevla'yı bulursun.' Etme Beyim, Züleyha'yı Yusuf'ta nasıl görürsün..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
1040
“
Katı kalp, Kaf dağında burun. Söyle Bayım; Kimde bu sorun..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
1041
“
'Sen'-'Ben' Sahi neden ? Ne istiyor iblis; Peygamber Adem'den..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
1042
“
Sinsi dost, Evet menfaat. Öptü alnından iblis heyhat..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1043
“
Gül aşktır bilene, Vefasız takılır dikene, Gül, çile Ey Dost; Aldırma yan çizene..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1044
“
Azdırdı dünya Firavun'u, İşte Karun'un sonu ! Bilmem ki rahatlık bu mu ? Sabret oğul, çile pişirir kulu…
— Mehmet Seydiyaroğlu
1045
“
Ön yargı, suizan! Değil ki Haktan. Nedir bu hınç ? Gel etme Ey Can..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1046
“
Tepegöz, Bulutta burun. Benlik çukuru bu, Bayım şöyle buyrun..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1047
“
Sonsuzluk, evet nesine, Büründü Karun elbisesine, Huzur mu, Heyhat! Tam tersine…
— Mehmet Seydiyaroğlu
1048
“
Ey Can ! Seven sevilir, sevmeyen ne bilir ? El-Hubbilillah, Sevgiyi niçin yarattı Allah..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
1049
“
Şefkatsiz gönül, Nedir bu riya ? Hani merhamet; Çok bilmiş ya güya..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1050
“
Çatladı hırsından, Dedi; 'Sen kim oluyorsun?' Dedim; 'Sormuştu iblis, Sahi sen bilmiyor musun..?'
— Mehmet Seydiyaroğlu
1051
“
Bugün Cuma ! Hızır yanına uğraya, Sır kapıları açıla, Haydi Mübarek ola..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1052
“
Dünya imtihan yeri, Kim demiş ebedi? Zindandır buyurdu; Evet Çile Peygamberi…
— Mehmet Seydiyaroğlu
1053
“
Görmeden sevdin, Şükür ki görmedin. Sen kusurcu göz, Nedir senin derdin..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
1054
“
De hele kirve; Sevmediği halde seviyorum diyene, Sahi; Ne demeli sence..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
1055
“
Dedim; 'Dost, yoldaş dediğin nasıl olmalı?' Birden tüm heybetiyle; 'Omurgalı durmalı dedi omurgalı..!'
— Mehmet Seydiyaroğlu
1056
“
Ey Can; Göz aydınlığıdır yeşillik. Kopsun kıyamet, Sen yinede bir fidan dik..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1057
“
Tutsak beyin, Zihinse köle. Cellat bu Beyim; Bu muhabbet niye..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
1058
“
‘Kimsin?’ dedim, 'Şems’im Evet Şems' dedi. ‘Nasıl yani?’ dedim; Gülümsedi 'Güneş misali' dedi…
— Mehmet Seydiyaroğlu
1059
“
Ey Dost ! Sevgi eksildimi gönülde, Göz kusur görürmüş, En sevgilide…
— Mehmet Seydiyaroğlu
1060
“
Beyim; Kanbağı dedik, Candan öte sevdik. Sevdik, sevdikte, Bunca taşı biz bizden yedik..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1061
“
Benlik ateşi bu, Buyrun iblisin sonu. Hû dedik dost hû; Evet doğrusu bu..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1062
“
'Kimsin?' dedi, 'Bilmem ki.' dedim. Birden aldı benden beni, O meçhûl Sevgili…
— Mehmet Seydiyaroğlu
1063
“
Dost! Hadi üzülme, 'Hâlden anlamayan dilden anlar mı?' dedi, Aşkın Güzelciği Sevgili…
— Mehmet Seydiyaroğlu
1064
“
Tek tip fikir, Taassupda zirve. Buyrun parodi; Gül gülebildiğince..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1065
“
Ey Can ! Ateşten denizi , Mumdan kayıkla geçmek istersen; Sevginde samimi ol. Düşünürsen, işte en güzel yol…
— Mehmet Seydiyaroğlu
1066
“
Rakibin, Yenebilirsin. Tevazu Adem'in, Kibir iblisin. Biz nebilek Beyim, Sen bilirsin..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1067
“
Hani inanmıştık, Sahi nedir bu bıkkınlık ? Dost kalk ayağa, Yolun sonu aydınlık..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1068
“
Evet, ilim bilmektir, Beyim asıl mesele; Beyine ilmek ilmek sevgi örmektir…
— Mehmet Seydiyaroğlu
1069
“
Dost; Biri Halil diğeri Kaypakkaya. Söyle be Usta; Ne yaptıki bunlar nemrutlara..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
1070
“
Evet, der ya Mahsuni; 'Bazen acılardan al ilacını.' Aldırma Dost; Pişirsin acılar çiğ yanını…
— Mehmet Seydiyaroğlu
1071
“
Unutma Evlat; Eden kendine eder, Uzattığın el senindir, Elbet sana döner..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1072
“
Nasıl bir ilgi, 'Nerelisin' dedi. Dedim ki 'Oralıyım' Birden gülüverdi, 'Bende oralıyım.' dedi Ay yüzlü sevgili…
— Mehmet Seydiyaroğlu
1073
“
İncittin incitmesine de, Sahi bu körlük niye ? Hadi körsünde; Bari nankörlük etme..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1074
“
Dedim ki; 'Sahi bu kördüğümde neyin nesi?' Birden gülümsedi; 'Aşk olsun Aşk' dedi, Ay yüzlü sevgili….
— Mehmet Seydiyaroğlu
1075
“
'Kasım' dedi Şair 'Kasım' Tutula dursun onca yasın. Sen ey Şanlı Çınar; Sonsuza uzamaktasın..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1076
“
Bu nasıl bir bilmece; Hem yaşasın, hem kahrolsun, Beyim anlayana aşk olsun..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1077
“
Ey Dost; 'Sol yanım' deyince; Dokunur gönlüme bir seher yeli inceden inceye. Sevgili bu; En sevgili neticede..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1078
“
Kim demiş, Köşesinde oturdu peygamber ? 23 yıl, bunca sefer, Öyle ya; Aşıktır gayrete kader..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1079
“
Zihninden bağlı, Zincirsiz köle. Buyrun hürriyet; Gül gülebildiğince..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1080
“
Yazık ! Bir fikir için, biri diğerini yedi. Birden bir gülüş; 'Aferin çocuklar.' dedi…
— Mehmet Seydiyaroğlu
1081
“
Sevgili; Usandık aşksız gönüllere gül ekmekten. Evet, Her biri bir parça kopardı can evimizden..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1082
“
Dost ! O bir insan, Senin fikrin sana, onun ki ona. Öyle ya; Tek tip olacak değil ya..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1083
“
Aşıklık töresinde, Mazarette neyin nesi ? Al sana kuru laf; Buyrun peynir gemisi..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1084
“
Ve Şair; 'Zaman' dedi 'zaman' Evet zamanla sınırlı insan, Gel gör ki biri diğerine düşman..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1085
“
Önce söv, Sonra kan bağı de. Usta be ! Âdem iblise ne etti sence..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
1086
“
Birden; Döküverdi inci tanelerini gözlerinden, 'Söyle' dedi Sevgili; Ne ister bunlar; Tertemiz gönüllerimizden..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
1087
“
Dört duvar arası, Devasa odalar. Söyle be Usta; Analar niçin ağlar..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
1088
“
Dedim ki; 'Ne de çabuk bıktın öyle!' Birden sırıtı verdi, Alaylı çehresiyle. Evet! Dev aynasında minicik cüce..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1089
“
İncindik be Dost ! Bir kere incitmedik. 'Kusurlu' dediler; Biz hep kusursuz sevdik…
— Mehmet Seydiyaroğlu
1090
“
Dost; Nedir bu hüzün ? Hadi üzülme, Vefasız bu adı üstünde. Evet; Kim bilir tasması kimin elinde..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1091
“
Belki dedik, Dost belki. Fıtrat bu Beyim, Değişmez ki..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1092
“
Dedim Dost; 'Devrimci derviş de ne demek ?' Dedi; 'Deli Deniz boynunda ilmek. Hakk dedin mi de halkı incitmemek.'
— Mehmet Seydiyaroğlu
1093
“
Dost; Dünya sahnesi bu, Kısacık ömür, iki hece. Açılır birden bir perde, Evet seyrederiz birlikte..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1094
“
Zirvede benlik, Bilmem ki acep niye ? Beyim merhamet etmeyene, Edilir mi sence..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
1095
“
Ey Can ; Yolculuk, evet Ta Kalu Bela'dan. Geçiyoruz birlikte bak, Geçici dünyadan…
— Mehmet Seydiyaroğlu
1096
“
Görüş ayrılığı deyip, Vakit öldürmek yerine Keşke gönül verseydik, Şu en güzel söze; Evet 'İstikbal Göklerde'..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1097
“
Dedim ki; 'Devrimci derviş, Affetmek nedir sence ?' Dedi ki; Ezilen çiçeklerin kokusudur bence..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1098
“
Beyim insan bu; Melek değil ya. Bak, bakta, Kusura bakma..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1099
“
Hani der ya Şems’imin eseri, Aşk Eri Mevlânâ; 'Küsmek için bahaneler arayacağınıza, sevmek için çareler arayın.' Öyle ya, zaten bir ve beraber değil miydik; Bezm-i Elestü, Kâlû Belâ da? Peki niçin bir tebessümü bile esirgiyoruz misafiri olduğumuz şu geçici dünyada? Gelin etmeyin, eylemeyin; Yunus gibi sevelim, sevilelim. Hünkârımız gibi incinsek de, incitmeyelim. Yarın ne der atamız Peygamber Adem, Nuh, İbrahim, Musa, İffetli Meryem'in oğlu İsa, Tebessüm etmek sadakadır buyuran; Can Muhammed Mustafa (salavatullahi aleyhim ecmain)
— Mehmet Seydiyaroğlu
1100
“
Evet; Simit sarayından, Gönül sarayına. Aşkın güzelciği Züleyha, Aşk olsun seni anlayana..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1101
“
Özünden kaçış, Tabana kuvvet. Nedir bu taklit ? Doğrusu hayret…
— Mehmet Seydiyaroğlu
1102
“
Evet; Taht kurmuşlar göklere, Dev dev adamlar. Misket kavgasıda nedir ? Etmeyin çocuklar..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1103
“
Semiren benlik, Höykürdü birden; 'Ben dedi Ben' Eyvallah etmem..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1104
“
Evet; Burası dünya, O'ndan O'na, Ne olursan ol, Yolculuk sonsuzluğa…
— Mehmet Seydiyaroğlu
1105
“
Dost; Değer verdik diye mi acep değersizleştik ? Bunca taşı biz en sevdiklerimizden yedik..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1106
“
'Sahi bu saz da nedir?' dedi, Dedim ki; Yurdumun töresi, Gönül dağının sesi, Şimdi sen söyle; 'Bu kör beyin de neyin nesi..?'
— Mehmet Seydiyaroğlu
1107
“
Aldırma be Oğul ! Dedik ya; O'ne olursa olsun, Sen insanoğlusun..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1108
“
Birden 'O kim ki?' dedi kibrinden, 'Bilmem ki' dedim, İblis ne ister Peygamber Adem'in neslinden..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
1109
“
Evet; İnsanda beyin, Sen biricik örneğim. Sana selam öğretmenim..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1110
“
Evet; Bilge, bilgin, Körpecik beynim; Sana emanet öğretmenim..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1111
“
Birden minicik çehresiyle, 'Anne' dedi 'Anne' Çocukları hep küçük kurşunla mı öldürürler sence..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
1112
“
'Fikir ayrılığı' dedin de; Didişirken biri diğeriyle, Birden bir semirmiş gövde; 'Oturun' dedi 'oturduğunuz yerde'..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1113
“
Dost ! Aşka akılla ulaşılsaydı, Sahi; Darağacında Mansur'un ne işi vardı..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
1114
“
Söyle be kirve ; Fikir ayrılığı deyip vakit öldürmek yerine, Birlikte birşeyler üretilmez mi sence..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
1115
“
Zift gibi karanlık, Diş biler devler, Menüde kanarya; Aman ha beyler..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1116
“
'Ana' dedi 'Ana' Öyle ya; Yüklenmiş kâinat sırtına..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1117
“
Evlat; Sevki, sevdiresin. Bilmez misin ? Sevmeden sevdiremezsin…
— Mehmet Seydiyaroğlu
1118
“
Çileyle yoğrulan, Gölgesi sığınağım, ömrünü bana adayan, Derler ya ; 'O adam benim babam..!'
— Mehmet Seydiyaroğlu
1119
“
Ben' dedi 'Ben' Kibrinden. Birden tarifsiz bir ses; 'Sen' dedi öyle mi 'Sen'..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
1120
“
Bilmem ki dost; Bu hazımsızlık neyin nesi ? Ne yana dönsem, İblisin kin dolu nefesi..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1121
“
Gül gibiydi, Gül dedim Gülce, Gülüverdi birden, Evet 'gül' deyince..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1122
“
Sahi Beyim; İblis haddini bilseydi, Bilgisi başını yer miydi..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
1123
“
Binbir surat; Herkese farklı. Öldürücü zehir, Zihninde saklı..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1124
“
Evlat ! Bi şekilde karnın doyar. Sağlığın yerinde değilse, Dünya senin olsa neye yarar…
— Mehmet Seydiyaroğlu
1125
“
Bunca beyin, Kemirdikçe sevin ! Sömürü dedin de; Bu nedir ki Beyim..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
1126
“
Evet; Sağlıklı yaşam, Ne güzel nimet. Şifacı ele, Niçin bu şiddet..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
1127
“
Bir bardak su, Bu nasıl bir fırtına ? Bin batman çamur, Vurun garibin sırtına..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1128
“
Ve Şair ekledi; 'Seven sevdiğini, gönlünde büyütmeli' Dedi Sevgili…
— Mehmet Seydiyaroğlu
1129
“
Dün gitti Dost, Bugün de gidecek ! Hadi üzülme; Yarın güller de gülecek…
— Mehmet Seydiyaroğlu
1130
“
'İncelik' dedi, 'İncitmemek' dedim. Gülüverdi; İnce ruhlu sevgili…
— Mehmet Seydiyaroğlu
1131
“
Dedimki sevgili; 'Yaşamak nedir sence?' 'Aşk dedi aşk' Aşkı anlamalısın önce…
— Mehmet Seydiyaroğlu
1132
“
Ne arar ne sorar; Bulunmaz hint kumaşı, Kendini birşey sanar..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1133
“
Ne yapayım dedi; 'Mecbur kaldım.' Dedim ki; 'Aşkı anlasaydın taş atana inat gül atmazdın..!'
— Mehmet Seydiyaroğlu
1134
“
Safran' dedi Şair; Safranbolu Gül misali, safran kokulu lokumu. 'Anadolu' dedik ya Beyim, İşte Anadolu…
— Mehmet Seydiyaroğlu
1135
“
Ben 'aşk' dedim, O 'aklım' dedi. Höykürdü bir benlik; Evet aklı başını yedi..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1136
“
Ey Can ; Hadi aldırma, Öyle ya; Belkide o layık değildi sana..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1137
“
Kalburla güneş taşırsın' dedim öyle mi ? Birden gülümsedi; 'Çok işim var oyalama beni' dedi…
— Mehmet Seydiyaroğlu
1138
“
Evet ! İster gece, ister deniz rengi. Ey Sevgili; Gören gönül gözü değil miydi..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
1139
“
Bir lokma ekmeğin hesabını yaptılar. Hesapsız sevdik Usta, hesapsız sevdik, Biz ince hesabı nereden bilecektik..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1140
“
Ben' dedi 'Ben' 'Eyvallah etmem!' Birden; 'Bana bak! dedi iblis, Ortaklık istemem..!'
— Mehmet Seydiyaroğlu
1141
“
Maya bu, Cibilliyet ! O ne ederse etsin, Evlat sen idare et..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1142
“
Derler ya; Vefası olanın, vedası olmaz ! Evlat; 'Dost' dediğin öyle kolay kolay bulunmaz..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1143
“
İnsan bu Bayım; Kimi yaralar, Kimi yarayı sarar…
— Mehmet Seydiyaroğlu
1144
“
Onca yıl gönlümüzde taşıdık diye, Alıştık be kirve; Alıştık bunca salyalı dile..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1145
“
Bu nasıl bir ölçü, Beyinsiz köle. Sığar mı sonsuzluk, Minicik yere…
— Mehmet Seydiyaroğlu
1146
“
Gönlümüzde taşıyıp, Ömrümüzü verdik Usta ömrümüzü, Gel gör ki; Çok gördüler bize bir güleryüzü…
— Mehmet Seydiyaroğlu
1147
“
Altın bu' dedi, Ne işi var hurda tezgahında ? Dedim ki; Altın olmaya altında, Ehline düşmemiş be Usta…
— Mehmet Seydiyaroğlu
1148
“
Ey Can; Melekte olsan, 'Nedir bu kanat sesi' derler. Sen 'Aşk' de, Bırak ne derse desinler..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1149
“
Evet; Zift gibi beyin, Yüzünde keder. Ömrünü versen, Canını ister..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1150
“
İncelik' dedim, Gülümsedi, 'İncitmemek' dedi Biricik Sevgili…
— Mehmet Seydiyaroğlu
1151
“
Ey Can; İstediğin kadar güçlü ol, Evet beyinlere girebilirsin, Ancak gönüllere giremezsin..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1152
“
Çamurdan çıkarttıklarımız Çamur attı be Usta. Evet; Güneş balçıkla sıvanmasada..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1153
“
Mutluluk şarkısı, Issız peyke. Gayesiz beyin; Yığınla gövde..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1154
“
Birinin değer vermediğine, Bir diğeri canını verir. Beyim bu körlük değilde nedir..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
1155
“
Dünya bu dost; Tüm rakiplerini yok etsen mutlu değilsin, Sen, Evet tek başına bir hiçsin..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1156
“
Dedim; Sevgili, ölüm nedir sence ? Dedi ki eğer ölmüş ise gaye, Beden ölse ne ölmese ne..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1157
“
Beyim kulsun. İbadet, zaten senin. Bilimde yarış, Bilmem ki; Var mı bir eserin..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1158
“
Dost; Ezelden, ebede, Yolcuyuz neticede. Kaderimiz bir, Kader birliği etmişcesine…
— Mehmet Seydiyaroğlu
1159
“
Bu ne hal' dedi, Alaylı çehresiyle, Dedim ki; Kafir mi olur insan, İblisin gülmesiyle..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1160
“
Kaderimiz bir Dost; Kader birliği etmişcesine, İster sağdan, ister soldan, Yürüyoruz neticede…
— Mehmet Seydiyaroğlu
1161
“
Fikir ayrılığı deyip, Yerken biri diğerini, Keşfetti devler; Göğün derinliğini..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1162
“
Beyim kulsun. İbadet, zaten senin. Bilimde yarış, Bilmem ki; Var mı bir eserin..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1163
“
Ey Can; Sevgiyle semirmiş, Şımarık birine, Sakın gülüveripte, Gülleri incitme..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1164
“
Evet; Her biri bin alem, İşgal edilmiş beyin. 'Kahrolsun' demekle, Kim kahrolmuş ki Beyim..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1165
“
Ne yapalım' dedi, 'Elimden birşey gelmez.' Dedim ki ; Sen tohumu atta, O"ister verir isterse vermez..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1166
“
Evet; Vurun kahpeye dedi, Dedim ki; Garip buldun diye mi ? Seni iblisin merkebi..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1167
“
İyilik' dedim, İyidir dedi. 'Nasıl yani?' dedim, Gülümsedi; Sen sahi kimlerdensin dedi..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
1168
“
Banane' dedi, Bir ben miyim ? 'Gül' dedim gül sendin, Niçin vefasızlık ettin..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1169
“
Dost ! Dünya bu, gam ile dolu. Sonsuzluğa uzayan yol, Yolcunun sonsuzluğu…
— Mehmet Seydiyaroğlu
1170
“
Gökte barut, yerde kan. 'Cahil' dedin de ağam; Çobanız biz çoban..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1171
“
Kuru laf' Evet karnı tok. Herşeye bir bahane; Onda O yürek yok..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1172
“
Dedim Dost; Cahil kimdir sence ? Anası ağlayan çocukları konuşalım. Dedi önce…
— Mehmet Seydiyaroğlu
1173
“
Sahi Sevgili; Gariplik nedir sence ? Gülümsedi, Gül yüzlü çehresiyle, Vefasız biriyle yol yürümektir dedi bence..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1174
“
Yeter' dedi, Benden bu kadar. Dedim ki; 'Azın fazla çoğun zarar.' Zaten ederinde o kadar..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1175
“
İnsan' dedi evet, İnsanlık kalmadı. Dedim ki; ‘İnsanda kâinat saklı, İnsan insanı tanımadı..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1176
“
Dünya bu; Senin dinin sana, onun ki ona, Ölüm öldürülmedi Bayım, Buyrun işte ortak nokta..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1177
“
Evet; Madem ölüm ortak nokta Keşke insanlar arası bir barış olsa Bayım insanız, insan sonuçta…
— Mehmet Seydiyaroğlu
1178
“
İnanır inanmazsın, Bundan banane ? Ölüm öldürülmedi Bayım, İşte asıl mesele..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1179
“
Bu fikir çatışması yetmedi mi beyler; Evde kardeş kavgası, Şaha kalktı devler..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1180
“
Kendimi dedi Artık geri çektim Dedimki Daha dün geldin Sahi niçin acele ettin.
— Mehmet Seydiyaroğlu
1181
“
Benimle yol yürüyen benimdir.' Dedi Şair. Evet gerisi misafir..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1182
“
Beyim; Dün olduğu gibi, Bügünde yarının dünü. Yılın 365 günü; Evet, Emekçi kadınlar günü…
— Mehmet Seydiyaroğlu
1183
“
Dev gibi gövde, Lokma tadımlık. Beyninde cinnet; Buyurun azınlık..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1184
“
Dedim Sevgili; Bayram nedir sence ? Garibin sevinci, Çiçeklerin özgürlük günüdür. Dedi bence…
— Mehmet Seydiyaroğlu
1185
“
Hadi üzülme, ‘Biz ezilen çiçeklerin ıslaklığını, Senin gözlerinde gördük’ dedi. Gülyüzlü Sevgili…
— Mehmet Seydiyaroğlu
1186
“
Evet; Karga karga ile, Kanarya kanarya ile, Söyler misin Beyim; Kişi sevdiği ile değil mi sence..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
1187
“
Tüm çocuklara selam İncitmeyin inci tanelerini Kırılmasınlar aman Evet çocuklar bugün 23 Nisan.
— Mehmet Seydiyaroğlu
1188
“
Kuru laf' dedi, Karnım tok. Dedim ki; 'Mide ile kulak, Evet alakası yok…'
— Mehmet Seydiyaroğlu
1189
“
Gözler' dedi Şair; Evet Beynin penceresidir. Ey Sevgili ! Çiçeklere baktıkça gönlüm çiçekleşir…
— Mehmet Seydiyaroğlu
1190
“
Dile benden ne dilersen!' dedi, Dedim ki; Seni, evet seni, Sen ey Şems yüzlü Sevgili…
— Mehmet Seydiyaroğlu
1191
“
Dünya bu Dost; Tüm rakiplerini yok etsen mutlu değilsin. Çünkü sen tek başına bir hiçsin..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1192
“
Dedim; 'Dost Gariplik nedir sence?' Kör beyinlerle yol yürümektir ! Dedi bence…
— Mehmet Seydiyaroğlu
1193
“
Selam sana Genç Adam, Selahattin, Alparslan, Evet; 'Yurtta sulh, cihanda sulh' Dedi ya Atam…
— Mehmet Seydiyaroğlu
1194
“
Ey Dost; 'Canımı veririm.' diyenler, Can bağımızı talan ettiler. Evet; Dost görünümlü haramiler..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1195
“
İnanmadığı yolda, Niçin gayret etsin. Bırak Dost; İsteyen istediği yere gitsin..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1196
“
Dedim; Sevgili ahlak nedir sence ? Birden inci gülüşü ile, İncitmemektir dedi bence..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1197
“
Evet; Sevgiden nasipsiz, Kin dolu çehreleriyle, Sevgimizin bedelini ödetiyorlar be kirve..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1198
“
Ölüm evet, Varış noktası. Keşge bayım; Bir barış olsa, İnsanlar arası..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1199
“
Olgunluk'dedim, Gülümsedi; 'Durulduk' dedi. Dağ gibi duruşuyla, Sevgili..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1200
“
Sen işini güzel yap; O, kazancın değil, Karakterindir evlat.
— Mehmet Seydiyaroğlu
1201
“
Anlık saltanat uğruna, Bin can bir pula. Öyle ya Bayım; Burası dünya…
— Mehmet Seydiyaroğlu
1202
“
Gönlümüzü verdik, Beynimizi kemirdiler. Söyle be kirve; Bunlar neyin nesiydiler..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
1203
“
Üzülme ! Dün geçti evlat, Bu günlerde geçecek. Öldürülemeyen ölüm tüm meseleyi çözecek..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1204
“
Sevgi dedik, Racon kestiler. Hesapsız sevdik Beyim, Bize hesap ödettiler…
— Mehmet Seydiyaroğlu
1205
“
Vefasız, Evet kurnaz, Her ipte oynar; İpsiz cambaz..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1206
“
Hadi üzülme ! 'Herkes ederi kadar değer verir.' dedi, Hüzün Gülü Sevgili…
— Mehmet Seydiyaroğlu
1207
“
Evet; Kimse vefasızlık etmiyor, Karakter meselesi bu Beyim; Herkes özüne dönüyor..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1208
“
Aldırma Dost; Seni gafil sansınlar, Her ipte oynasın bırak, İpsiz cambazlar..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1209
“
Evet; Kalbin edebi sevmektir. İncelik mi ? Seven gönülleri incitmemektir..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1210
“
Evet; İnsanlığa faydalı var mı bir eserin ? Amelim dedin de Beyim, O zaten senin…
— Mehmet Seydiyaroğlu
1211
“
Münkire dalkavuk, Yoluna yaban. Dört döner pervane; Aman Allah'ım aman..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1212
“
Yeter' dedi 'benden bu kadar.' Dedim ki; Sen altın görünümlü teneke, Zaten ayarın o kadar..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1213
“
Dost; Hoşgeldiniz güle, Gidişiniz güle güle, Gülüver incitme, Aşk inceliktir neticede…
— Mehmet Seydiyaroğlu
1214
“
Karakter' dedim, 'Davranışın yansımasıdır.' dedi. 'Nasıl yani' dedim, Gülümsedi, 'Biri diğerinin aynası değil midir..? Dedi
— Mehmet Seydiyaroğlu
1215
“
Dost; Nasıl olsa düşeceksin toprağın bağrına. Sen bir gönüle düş, Ölüm öldürülmedi ki sonuçta..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1216
“
Bir 'hoş geldini' bile esirgeyenler, Bizden 'hoşgördük' dememizi beklediler. Bilmem ki Dost; Bunlar kimin nesiydiler..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
1217
“
Yine daldın, dedim deryalara, Eğdi başını Sol yanına, Söyle dedi; Ne yaptık ki biz bu vefasızlara ?
— Mehmet Seydiyaroğlu
1218
“
Beyninde pranga, Zındana mahkum. Tozpembe hayat; Naber aşkım..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1219
“
Eylül' dedi, Dedim ki; 'Sevgili biz aralıksız sevmedik mi?' Öyle bir gülüverdi, İnan o an hemen ölesim geldi..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1220
“
Geçici dünyada, Niçin canını sıkarsın ? Yolcusun ya ey Can; Zaten yola çıkacaksın…
— Mehmet Seydiyaroğlu
1221
“
Bu kadar ilgi, Bu nasıl bir sevgi ! Dedim; 'Kimsin sahi?' Dedi; 'Kendine gel!' Söylenir mi bu ulu orta şimdi..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1222
“
Bilir misin' dedi, 'Bu güzellik nereden gelir ?' 'Ben bilmem' dedim Sevgili, Hani o gün demiştin ya 'beli', 'Süre gelir' dedi, İşte o günden beri…
— Mehmet Seydiyaroğlu
1223
“
Evet; Beni seven, benim. Beni sevmeyeni neyleyeyim, dedi. O meçhul Sevgili…
— Mehmet Seydiyaroğlu
1224
“
Dün ve Dünya ! Hadi aldırma, 'Zaten dün gitti' dedi Şems yüzlü Sevgili…
— Mehmet Seydiyaroğlu
1225
“
Ve Şair ekledi; Alıştık dedi alıştık, Attığın bunca taşa. Biz aşkımızla, Sen git aklınla bin yaşa..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1226
“
Neden ve niçinlerle, Zaman öldürmek yerine, Yok mu bir buluşma noktası Beyim; Şu gözbebeği ülkemde..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
1227
“
Ey Dost; Yoldan soğumuşla sakın yola çıkma, Yol ortasında dona kalırsın sonra..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1228
“
Evlat; Boşuna ikna etmeye uğraşma, İnanmış olsaydı yürüdüğü yola, Bunca bahane sunar mıydı sana..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
1229
“
Avcıydı güya; Av oluverdi birden, Minicik bir solucana. Omurgasız Beyim evet; Omurgasız sonuçta..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1230
“
Evet; 'Anaya sevgi, babaya saygı' dedi. 'Ya evlada?' dedim, Gülümsedi; İlgi dedi ilgi, O şefkatli Sevgili…
— Mehmet Seydiyaroğlu
1231
“
Alevimisin dedi Dedim ki; Alevi de benim, Sünni de benim. Beyim ben, Peygamber Adem’in neslindenim…
— Mehmet Seydiyaroğlu
1232
“
Pembecik dünya, Köpükten hayat. Arzular sonsuz, Anlık saltanat..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1233
“
Nankör' dedim Sevgili, Nankör kimdir sence ? Aldığını görmezden gelip, Verdiğini gören kişidir. Dedi bence..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1234
“
Cefasını çekmediğin yolun, Sefasını mı beklersin ? Etme Beyim; Gülmekten öldüreceksin..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1235
“
Yeniden doğuş, Onurla yürüyüş. Al sana darağacı; Omurgalı duruş..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1236
“
Dedim Dost, Vefa nedir sence? O aramadığı halde; Sen ara dedi ilk önce…
— Mehmet Seydiyaroğlu
1237
“
Evet; 'Biraz değer gördüğünü hissettimi, Bulunmaz hint kumaşı zanneder.' dedi, Biricik Sevgili…
— Mehmet Seydiyaroğlu
1238
“
Evlat; Sen dostunu iyi seç, Düşman mı dedin ? Tanıtır kendini er ya da geç..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1239
“
Kusurcu göz, Kendine kör. Zirvede benlik; Dokunda gör..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1240
“
Kasım gibi duruş, Yunus gibi konuş. Benlik pazarında çığırtkan, Bilmem ki ederi kaç kuruş..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
1241
“
Beyninde pranga, Bollukta tavan. Bu cinnet de neyin nesi ? Aman Allah'ım Aman..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1242
“
Sen dedi, Alevi misin? Dedim ki: Alevi de benim, Sünni de benim. Onlar gökteki yıldızlar gibi değil midir Beyim..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
1243
“
Evet; Ölümsüz fikir, Dikenli yol. Garip geldi, Garip gider, Ey oğul..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1244
“
Sahi be kirve; Kişi benliğine köle aramak yerine, Bir gönüle giremezmi sence..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
1245
“
Evet; 'Tatlı söz yılanı yuvasından çıkardığı gibi, Güzel söz gönüle merhem gibidir.' Dedi güzeller güzeli, Biricik Sevgili..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1246
“
Benlikte cömert, Şefkatte namert. Buyrun komedi; Demez mi sabret..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1247
“
Nankör dedin de Dost, Nankör öyle ya; Bir dediğini iki ette gör, Hem cahil evet hemde kör..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1248
“
Gözümüzü sevgi bürümüştü kirve ! Sevdik, hep sevdik; Zift gibi beyin, Nereden görecektik..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
1249
“
Evet; Benlikte zirve, Engelde duvar. Fikirde zenginlik, Bunda ne var..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
1250
“
Fersah fersah uzaklık, Yan yana gövdeler. Beyinlerde örümcek; Durmadan ağ örer..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1251
“
Beyinde örümcek, Durmadan ağ örer. Fersah fersah uzaklık, Yan yana gövdeler..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1252
“
Unutma evlat; İkilem felakete, Karar hedefe götürür..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1253
“
‘Banane’ dedi, ‘Beni alakadar etmez.’ Dedim ki; Merkep inadı bu, İnsan insana kin gütmez..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1254
“
O bir ayna, Aynada kusur aramak yerine, Dön kendine de, Nesin sen, necisin ? Bunu düşün önce..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1255
“
Evet, sadakat; Her dediğini yap, Bir kere ağırdan alda bak, Anamız ağladı be dost. Güldürme bırak..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1256
“
Beyim; Beden hür olsa ne olmasa ne, Köle bu; Beyninden bağlı bir kere..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1257
“
Hoş gör ki, Hoş görünesin. Hoş görmeden, Hoş görü beklersin; Etme Beyim; Gülmekten öldüreceksin..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1258
“
‘Aralık’ dedi Şair, Evet Aralık, Keşke bir barış olsa, İnsanlık adına artık…
— Mehmet Seydiyaroğlu
1259
“
Der ya Pir: “Yolumuz dikenlidir, ayağını seven gelmesin.” Öyle ya; İnanmadığı yolda niçin çile çeksin..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1260
“
Genç adam! Sen bir kabile değil, devsin. Bırak, basiretsiz ne derse desin. Evet; “Yurtta sulh, cihanda sulh.” Bunu bilmez misin?
— Mehmet Seydiyaroğlu
1261
“
Dedim Dost: Niçin seveni incitirler? “Bilmez misin?” dedi, Kopartmak için en güzel çiçeği tercih ederler..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1262
“
“Bunca yıl” dedi, “yoldasın. Hiç yorulmaz mısın sen?” Dedim ki: Aşıklık töresi bu, Sevgili bekler iken Nasıl yorulayım ki ben…
— Mehmet Seydiyaroğlu
1263
“
Evet; Eleştiri gizli, Hayranlıktır evlat. Kim ne derse desin bırak, İnandığın yolda sen, Yürümene bak..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1264
“
O bir insan, Niçin bu kin? “Söyler misin?” dedi dost, Ustası kim?
— Mehmet Seydiyaroğlu
1265
“
Beyinlere pranga, Çiçeklere gam. Haydi, hürriyet; Buyrun, urgan!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1266
“
Issız köşeler, Hınca hınç dolu. Çökertilmiş beyin; Bilmem ki mutluluk bu mu..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
1267
“
Yolun dikenini görünce, Döndüler tekrar geldikleri yöne. Aşk olsun be Dost, Aşk oldu böylece…
— Mehmet Seydiyaroğlu
1268
“
Söyler misin dedim Dost, Cahil kimdir sence ?
— Mehmet Seydiyaroğlu
1269
“
Bir ömür verdik be Dost, Bir tebessüme. “Biz sadaka vermiyoruz ki.” dediler, “Boşuna bekleme…”
— Mehmet Seydiyaroğlu
1270
“
Unutulmuş sokak, Hınca hınç dolu. Söyleyin salonlar, Yok mu bir çıkar yolu?
— Mehmet Seydiyaroğlu
1271
“
Nedir bu benlik putu? Canana can olacağına, Soyundun aşkın cellatlığına! Git, hadi git; Sen aklınla bin yaşa…
— Mehmet Seydiyaroğlu
1272
“
Evet Bizde bir baş yok; Hepimiz eşitiz dedi Dedim ki Sizden gelen dirlik sizin olsun Bunca başla başa Çıkana da aşk olsun…
— Mehmet Seydiyaroğlu
1273
“
Bin bilgeyi Bir belgeyle ikna ettikte Bir hasedi bin belgeyle İkna edemedik be kirve…
— Mehmet Seydiyaroğlu
1274
“
Biz birilerini parlatıp Öne çıkarmayız dedi Niçin dedim Bizde birlik yok ki dedi Birden bir diğeri öyle bir gülüverdi Öyle ya adam haksız da değildi…
— Mehmet Seydiyaroğlu
1275
“
Attığın taşı, Kusmukla sıvarsın. Sen kin dolu bakış; Ne çamur bir adamsın..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1276
“
İstersen göklere çıkart, Gönlü leşte olan anlamaz evlat. Hadi üzülme, bırak; Sen işine bak!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1277
“
Evet, yılbaşı: Biri biterken, Bir diğeri yeniden başlar. Mevsimler misali, Ömür de böyle değil mi dostlar?
— Mehmet Seydiyaroğlu
1278
“
Biten ömürdü, Yılbaşı dediler. Garipler derdini saz ile söyler. Öyle ya; Yolun sonu göründü beyler!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1279
“
Evet; Her yılın bir sonu, Bu yıl da yine yıl sonu. Tükenen bir ömür, Yolcunun sonsuzluğu…
— Mehmet Seydiyaroğlu
1280
“
Sen dedi, evet sen, Söyle ne dersin? Dedim ki: İşgal edilmiş ise beyin, Ben ne bilirim ki Beyim…?
— Mehmet Seydiyaroğlu
1281
“
“Eğer dinler isen, dinlenirsin.” dedi. “Nasıl yani?” dedim. Şöyle bir bakıverdi, gülümsedi. “Bilir misin, ilmin başı nedir?” dedi.
— Mehmet Seydiyaroğlu
1282
“
Dedim Sevgili: Aşkı akılla boğmak nedir sence? Gülümsedi: Aşk’ın kendine sor dedi bence…
— Mehmet Seydiyaroğlu
1283
“
Evet, Elleriyle cellatlık edeni anladık da; Dilleriyle cellatlık edeni, Anlayamadık be usta..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1284
“
Birden “Bana bak!” dedi, “Ezer geçerim şimdi.” Dedim ki: Karakter meselesi bu Beyim; Filler istese de incelik gösteremez ki!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1285
“
Yürüdüğü yolda mazerete takılanla, Yol yürünmez evlat! İkna etmeyi bırak, Sen yürümene bak…
— Mehmet Seydiyaroğlu
1286
“
Aşk ağlatırken; Bedel ödemeden baş köşelere oturanlara Ben ne deyim beyim…?
— Mehmet Seydiyaroğlu
1287
“
Evet; Tek başına bile kalsan, Sen hedefine odaklan. Koltuk değneklerini bırak, Başarı, başarısızlıktan geçer evlat!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1288
“
Kan damlamış beyne, Zihinlerde kin! Sen zehirli tohum; Seni eken kim?
— Mehmet Seydiyaroğlu
1289
“
Öyle ya; Gönülden gönüle bir yol vardır, görünmez. Eren erdim, görense gördüm demez! Evet Dost; Aşıklar ölmez…
— Mehmet Seydiyaroğlu
1290
“
Tepeden bakış, Hadi gül, kasıl. Gölgende ölüm; Buna bak asıl!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1291
“
Cellat bu, Bu şirinlikte neyin nesi? Evet, kafeste beyin; Sahibinin sesi!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1292
“
Ey Can, Kalbin gayesi sevmek. Evet, marifet ise; Onu sevgiliyle meşgul etmek…
— Mehmet Seydiyaroğlu
1293
“
“Aşk nedir?” dedim, “Çiledir.” dedi. “Anlamadım.” dedim, “Aşk olsun sana.” dedi. O güzeller güzeli sevgili…
— Mehmet Seydiyaroğlu
1294
“
Evet; Ömrümüzü verdik de, Bin belge ile Bir cahili ikna edemedik be kirve!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1295
“
Sen bollukta Dost’unu çokça hatırla, Darlık zaten hatırlatır O’nu sana. Evlat burası dünya; Ölüm öldürülmedi daha!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1296
“
Evet; İnsan, insan olanı nasıl incitir? Karakter bu dost; Kişi karşısındakini Kendi gibi bilir…!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1297
“
Bir eli yağda Diğeri balda Bir tebessüm dedik Dilenci dedi be Usta..
— Mehmet Seydiyaroğlu
1298
“
Birden tarifsiz çehresiyle, “Cahille tartışma.” dedi. “Niçin?” dedim, “Cahili cesareti bitirir.” dedi. Evet o biricik sevgili…
— Mehmet Seydiyaroğlu
1299
“
“Hep beni mi düşünürsün?” dedi, “Ben bilmem.” dedim Sevgili. Alıverdi birden benden beni, O unutulmaz Sevgili…
— Mehmet Seydiyaroğlu
1300
“
Ona kâfir, buna zındık. Beyim bıktık artık, bıktık! Burası dünya… Öyle ya; o da bir insan sonuçta.
— Mehmet Seydiyaroğlu
1301
“
Evet, bir ihmalde, Binlerce keder… Düşman uyur mu hiç beyler? Öyle ya, demiri demirle döverler!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1302
“
Yola inanan yoldaşını satmaz! Dost ise, dosta yanlış yapmaz. Evet Beyim; Bizim kitabımızda; Seven sevgiliden kaçmaz!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1303
“
Evet; “Ruh kendine benzeyeni sever.” dedi, “Ya aşk ne eder?” dedim. Gülümsedi; “Git başımdan.” dedi, Şems yüzlü sevgili…!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1304
“
Öyle ya; Aşk, âşığı sever… Akıl dedin de beyim, Âşıkta akıl ne gezer?
— Mehmet Seydiyaroğlu
1305
“
Ve şair ekledi: “Kelebekler.” dedi, Evet kelebekler… Bunca cellat elinde, Parçalanmayı bekler!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1306
“
Perdeler, Evet dev dev perdeler. Cellatlar diyarı bayım, Paramparça gövdeler..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1307
“
Gaflette darlık, Gayrette varlık. Yetmez mi bu lakaytlık ? Beyim; Bıraksak mı artık..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1308
“
“Ey Dost!” dedim, “Seni başkasına tercih edene ne demeli sence?” Birden tarifsiz çehresiyle, “Dost, dostunu satmaz.” dedi bence.
— Mehmet Seydiyaroğlu
1309
“
Duvar adam! Bir kere gülmez. Takılır saman çöpüne, Hezeni görmez. Her şeyi bilir de Beyim; Kendini bilmez!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1310
“
Ey Can, Boşuna çığırtkanlık etme. Sevdiğini överek değil, Severek göstereceksin!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1311
“
Ve Şair: Kişi dedi, İnandı mı görür, İnanmadığının körüdür!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1312
“
“Yoruldum.” dedin de; Biz de yorulandan yorulduk! Evet, böylece durulduk. Aşk mı dedin ey Can? Yorulmakta bulduk
— Mehmet Seydiyaroğlu
1313
“
“Eller,” dedi Şair, “eller…” Bir elinde zehir, Diğerinde panzehir. Söyler misin bayım, sence bu nedir?
— Mehmet Seydiyaroğlu
1314
“
“O kötü, bu kötü.” dedi, Dedim: “Ya sen, evet sen?” Keşke bir kere de, iyi olmayı denesen!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1315
“
Dedim Dost: İnsan, insanı boğar mı sence? İnsan, insanca kaldığı sürece, Güzellerin en güzelidir, dedi bence…
— Mehmet Seydiyaroğlu
1316
“
Evet! İnandım deyip güvenmemek. Söyler misin Beyim, Sence bu ne demek?
— Mehmet Seydiyaroğlu
1317
“
Derler ya, Seven yok, inanan çok. Yokluk kapısı be Dost, Şirin var da Ferhat yok…!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1318
“
Kin yüklü beyin, Donuk çehre. Şefkatli çoban, Cahil mi sence?
— Mehmet Seydiyaroğlu
1319
“
Evet, zehirli tohum, Bozuldu genler. Körpecik beyin, Etmeyin beyler!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1320
“
Bin kilit vursan da, Bir gafil yeter ona. Dost, aman ha! Vatan bu vatan sonuçta!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1321
“
Sen ey yolcu! Bir mermi deyip de geçme; Çanakkale, geçilmedi işte! Her biri ayrı ırktan olsa bile, Kim zincir vuracakmış ki bu asil millete..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
1322
“
Gayesiz beyin, Semiren gövde. Pespembe hayat; Değil mi devre?
— Mehmet Seydiyaroğlu
1323
“
Dedim ki Devre: Bu sesler de neyin nesi? Dedi ki: Mazlumun gür sesi, Evet, yurdumun yükselişi!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1324
“
Aslından kaçış, Birlikte korku. Mutluluk şarkısı; Peykeler doldu!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1325
“
Niçin bu salya sümük? Biz sevdik Beyim; Hep sevdik. İncitmemek için Tetikte bekledik…
— Mehmet Seydiyaroğlu
1326
“
Mutluluk? dedim. “Doğduğunda değil, bulduğunda mutlu olursun.” dedi. O güzeller güzeli, En güzel Sevgili…
— Mehmet Seydiyaroğlu
1327
“
Benlik dağında baykuş, Sıfırla yan yanasın… Bin kere bilsen de, Yine bire muhtaçsın!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1328
“
Tozpembe hayat, Bollukta doruk. Mutluluk şarkısı, Çehreler donuk!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1329
“
İncelik, dedim Sevgili, İncelik nedir sence? “İnceldiği yerden kopartmamaktır.” Dedi bence!
— Mehmet Seydiyaroğlu
1